Kendi cahilliğinin sınırlarını idrak edemeyen, fakat bildiklerinin engin bilinmezlik denizinde bir damla kadar önemsiz olduğunu kavrayabilen bir adam...
ig:calal.mir
Her gün yüksek bir ahşap çitin karşısına oturup oradaki ince bir aralıktan bakan bir adam vardı; çitin o kısmının tahtası çıkarılmıştı. Her gün çitin ve o ince aralığın ardından yabani bir çöl eşeği geçerdi... Adam eşeğin önce burnunu, sonra başını, sonra ön ayaklarını, uzun ve kahverengi sırtını, arka ayaklarını ve son olarak da kuyruğunu görürdü. Bir gün, gözleri keşif heyecanıyla parlayarak ayağa fırladı ve kendisini duyabilecek herkes için bağırdı: "Tabii ya! Burun kuyruğu doğuruyor!"