Selamün aleykümselam kıymetli okurlar.
Hani bazı kitaplar vardır, çok kalın değildir. Ama o kitabı okuduğunuzda sanki 500 sayfalık bir kitap okumuş gibi hissedersiniz. İşte dedeye yol göründü kitabı da öyle bir kitap. Roman görünümlü öykü kitapları diyorum ben bu kitaplara.
Dedeye yol göründü kitabı. Yaşlı bir karı kocanın yani dede ve nenenin geçmişleriyle hesaplaşamaması ve bu günlerini anlatıyor.
Dede karakterinde, kendi evinde sığamayan, aradığı sevgi ve saygıyı bulamayan bir adamın aidiyet arayışı. Sevgi ve saygı görmek için düğün ve taziye haberi bekleyen bir adam. Dede hep bir yol görünmesini bekler. Hasta bir yakını varsa bu durum onu üzmez. Yola çıkmak için bir sebeptir ve bu sebep onu mutlu eder.
Oğlu onun için " Babam misafirlikten doğan hürmeti seviyor. " diyor ki çok doğru bir tespit.
Nene karakteri ise babasından sevgi görmemiş. Sevmediği bir adamla evlendirilmiş bir kadın.
Hayatın yükünü çekmiş. Gidecek bir yeri olmadığı için sevmediği bir eve katlanmak zorunda kalmış. Ne baba evinde ne de koca evindes sevgi görmemiştir. işte bu kadın kendi iç dünyasına dönüktür ve kimseye eyvallahı yoktur.
Kitapta ne dedenin ne de ninenin gerçek isimleri geçmez. Onlardan hep dede ve nine diye bahsedilir. Bu ailede ismi geçen tek kişi İbrahim Zeyni'dir. Ailen'in en küçük oğludur. Ailesiyle birlikte gecekonduda yaşamaktadır. İbrahim zeyni sessiz ve sakin bir karaktere sahiptir. Anne ve babası arasında gelgitler yaşayar. Onların çekişmesi ortasında kalmıştır.
Bu kitap aile içi iletişimsizlik ve sevgi yoksunluğu etrafında betimlenmiştir. Bir oturuşta okunacak fakat etkisini uzun süre kaybettirmeyecektir.
Selametle
Keyifli okumalar
Anne baba arasındaki geçimsizlik en çok çocukların ruhlarında yaralar açar.
Bir insanı ailesi idare etmiyorsa hiç kimse idare
NEDEN!!!!
Herbert'in ailesi
NEDEN!!!!
BULUNMADI
Bu kitaptaki asıl amacımız herbert'in ve Vialand'ın ailesini bulmaktı ama wirelesson ailesinin bulunduğumuz halde herbert'in ailesini bulamadık
MermedusaThomas Henry Taylor · Genç Timaş · 0515 okunma
Julia zengin bir ailenin çocuğuydu. Her istediği hemen eline geçerdi. Fakat sonra anne ve babası birbirini kötülemeye başladı ve kısa zaman sonra ayrılırlar.Julia o günlerden sonra odasına kapandı ve dinleri araştırmaya karar verdi. Tek tanrıya inanan dinleri araştırdı fakat hiçbir din onun gönlüne hitap etmiyordu. fakat bir gün İslam'ı buldu, bu din diğer dinlerin aksine kalbine daha derinden hitap ediyordu.Ve Müslüman olmaya karar verdi. İslam'ın yaşamak için seçtiği ülke ise Türkiye'ydi.Zaten küçüklüğünden beri çok severdi bu ülkeyi. İstanbul'a doğru yola çıkmaya karar verdi... İstanbul'a gelmek onun hayatının dönüm noktalarından biriydi. Çünkü İstanbul'da Allah ona hiç tanımadığı bir yardımcı gönderdi sahipsizlerin sahibi Allah'tır ve Allah biz bilmesek bile bize yardım etmeye devam eder.