mahmut yiğiter, bir alıntı ekledi.
57 dk. · Kitabı okuyor

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 75 - Metis yayınları)Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 75 - Metis yayınları)

Ahmed Arif
UY HAVAR!
Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan - ter içinde asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...

“Şimdi ne olacaktı? Yalnızca iki olasılık vardı; ya bir noktadan sonra gitmeme izin vereceklerdi ya da beni öldüreceklerdi. İlk olasılık artık bana pek mümkün gibi görünmüyordu. Çok fazla şey biliyordum.“

Bir incelemeden daha herkese merhaba.
Huh. Uzun zamandır inceleme yapmıyordum ve şu anda nasıl başlayacağımı bilmiyorum; ama kitabı üç yönden inceleyeceğim: kurgusu, dili, artı ve eksi yönleri.

1-) KİTABIN KURGUSU
Kitabın kurgusunu genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim; zekice bir kurgusu var ama tabi eksik yönleri de var. Ruth Ware asla bir Grange olamaz. Neden? Karakterlere çok yüzeysel değinilmiş; iç dünyalarına nüfuz edemiyoruz. Birçok karakter üzerine yoğunlaşılmış, gereksiz betimlemeler yapılmış ve okuyucuyu herkesten şüphelendirilmeye çalışılmış. Bu noktada kimse bir Agatha olamaz; kitabı okurken yazarın zaten Agatha'yı taklit ettiğini fark ettim. Agatha her kitabında okuyucyu herkesten şüphelendirir; bu kitapta da öyle yapılmaya çalışılmış ama şöyle, birinci tekil şahısdan dinlediğimiz hikayede, diğer karakterleri tanımlarken sürekli 'esrarengiz' , 'soğukkanlı' , 'şüpheli' vb. sıfatlar kullanılmış. Ayrıca yazarın Agatha Christie'den de bolca ilham aldığını söyleyebilirİm, çünkü bu kitapta arada bir Agatha tadını aldım.
Olay örgüsüne gelirsek... giriş, gelişme bölümleri güzel, hatta cinayetin işlenişi vb. de zekice, kurguya güzel oturmuş, ama son sahneden eksik bir şeyler vardı, bu da kurguyu pürüzlü yapıyor; ama kurgu genel olarak beni tatmin etti.

2-) KİTABIN DİLİ
Huh. Denizi, gemi yolculuklarını çok severim. Denizle rüzgarın birleşiminden oluşan tuzlu rüzgarın tenime değişi ve kokusu... Huzur bulduğum nadide yerlerden biridir deniz. Bu kitapta da ana mekan deniz ve yazarın betimlemelerini sevdim. İnanın bana, kitabı okurken tuzlu rüzgarı tenimde hissettim, dalgaların sallanışını, geceleyin soluk ay ışığı vurmuş denizi tasvir edişini sevdim. Ne zaman dalgalar gemiye çarpsa, o sallantıyı ben de hissettim; ama yazar birkaç kelime ile anlatacağı yeri bir iki sayfada anlatmış, ve bu da beni arada bir sıktı. Dilinin edebi bir yanı yok; zaten polisiye kitaplarında edebi dil ihtiyacı da hissetmem.

3-) ARTI EKSİ YÖNLER ve KİTABA GENEL BİR BAKIŞ

Kitabı okurken beni sürekli rahatsız eden şey, yazarın Agatha'yı resmen taklit edişiydi. Olay örgüsünde bile Agatha'ya rastladım. Şöyle ki; cinayet yeri ve zamanı olarak Doğu Ekspresinde Cinayet kitabına, cinayet nedeni için Cesetler Merdiveni kitabına ; kitabın katili için de az çok 10 Küçük Zenci kitabına...
Başka ne diyeceğimi bilmiyorum ama üzerine düşünülecek kitaplardan değil bu. Bir nevi çerezlik kitap. Ha, okunmasa da olur mu, elbette olur. Genel olarak tatmin etti mi? Evet. Ama bana pek de bir şey kazandırdığı söylenemez. Övgüleri hak ediyor mu? Hayır.

En çok sevdiğim kısım, denizin derinliklerindeki zindanda baş karakterin mahsur kalışıydı. Bu bölümleri okumak çok zevkliydi. Zaten yukarıda paylaşıtığım alıntı kitabı genel olarak anlatıyor. Konusu zaten arka kapakta var. Son olarak şunu söyleyip, incelememi bitiriyorum.

Bazı kitaplar vardır, sarsar seni, üzerine düşünürsün, not alma ihtiyacı hissedersin; ama bazı kitaplar vardır, okuyup bitirir derin bir iç çekişle rafa kaldırırsın, seni bu kapitalist dünyadan alıp, kitabın kendi büyülü dünyasına getirir.Bu kitap o kitaplardan ama türünün diğer örneklerine göre bir iki tık daha aşağıda. Her kitabın bir okunma zamanı vardir ve ben doğru zamanda okuduğumu düşünüyorum.

Okunmasa da olur diyebileceğim bir kitap; ama bilim kurgu kitaplarımın yerini dolduramadı.

HavuçReçeli, bir alıntı ekledi.
Dün 02:04 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur. Her şey hem doğru hem de yanlıştır. Her olasılık aynı anda var olur, hatırladın mı? Koşullar sonuçları belirlemez, biz belirleriz."

Zor, Ray Clements (Sayfa 237 - Maya Kitap - 1.Baskı)Zor, Ray Clements (Sayfa 237 - Maya Kitap - 1.Baskı)
HavuçReçeli, bir alıntı ekledi.
Dün 01:58 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Eğer imkansız olanı elersen, ne kadar olasılık dışı gibi görünse de, geriye kalan şey doğrudur.

Zor, Ray Clements (Sayfa 196 - Maya Kitap - 1.Baskı)Zor, Ray Clements (Sayfa 196 - Maya Kitap - 1.Baskı)
Tuğba, bir alıntı ekledi.
Dün 00:15 · Kitabı okuyor

6. Son derece düşük olasılık ama sıfırdan yüksek. Fiilen ateist. "Kesin olarak bilemem ancak Tanrının epey olanak dışı olduğunu düşünüyorum ve burada olmadığını varsayarak hayatımı sürdürüyorum."

...

Ben kendimi kategori 6'dan sayarım ama 7'ye meyilliyimdir. Yalnızca bahçedeki periler konusunda bilinemezciyim.

Tanrı Yanılgısı, Richard DawkinsTanrı Yanılgısı, Richard Dawkins

Bu ellerimizle, ayaklarımızla bir şeyler yapamaz mıyız? Tırnaklarımızla oyamaz mıyız anlamsızlığı? Bir yol açamaz mıyız bir metre ötesine? Biraz ilerideki bir çiçeğe varsak mı? Belki bir kırlangıca rastlarız. Olasılık...belki bir çocuğa. Sıkıştık kaldık ortasında gürültünün.

| Nuri Pakdil

Sadettin Olgun, bir alıntı ekledi.
24 May 23:14 · İnceledi

''Açlıktan ölmek, ansızın yakın bir olasılık olup çıkmıştı.Kimileri oturup o günü beklememeyi seçiyordu.Meryem komşulardan dul bir kadının, kuru bir ekmeği ufalayıp fare zehriyle karıştırdığını ve yedi çocuğuna yedirdiğini duydu.En büyük parçayı da kendisine ayırmıştı.''

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 313 - Everest)Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 313 - Everest)
H∆K∆N, bir alıntı ekledi.
 24 May 14:19 · Kitabı okuyor

Neandarteller nasıl ortadan kayboldular? ''yerine geçme teorisi''
Diğer bir olasılık da kaynaklar için verilen şavaşın şiddetlenerek soykırım boyutlarına ulaşması.Hoşgörü Sapiens'in baskın özelliklerinden biri değildir.
Modern zamanlarda bile ten rengindeki, lehçe ve ya dindeki farklılıklar bir gurup Sapiens'in bir başka gurubu yok etmeye çalışmasına sebep olabiliyor.
Eski Sapiens'ler tamamen farklı bir insan türüne karşı hoşgörülü olabilir miydi?
Sapiens'ler Neandarteller ile ilk karşılaştığında,ortaya tarihin ilk ve en büyük etnik temizlik harekatının çıkmış olması gayet mümkündür.

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Yuval Noah HarariHayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Yuval Noah Harari
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
 24 May 13:33 · Kitabı okumayı düşünüyor

"Lider, şu ya da bu olayın 'Asla olmadığını' söylüyorsa,
o olay olmamıştır. İki artı iki beş eder diyorsa, iki artı iki beş eder.
Bu olasılık beni bombalardan daha fazla ürkütüyor."

Dali’den Karakurbağasına Bazı Düşünceler, George Orwell (Sayfa 19 - *SEL)Dali’den Karakurbağasına Bazı Düşünceler, George Orwell (Sayfa 19 - *SEL)