Geliyor sandığım gidiyor çıktı.
Başlıyor umduğum bitiyor çıktı,
Üstüne-üstüne gittim, ne gidiş
Altına-altına iniyor çıktı.
Uyu buyu dendi, düşüme gittim.
Haydi işe dendi, işime gittim.
Yaşa dendi, yaşıma gittim.
Yendiğim sandığım yeniyor çıktı.
Bozguna benziyor, saklasam olmaz,
Eskiye yeniden başlasam olmaz,
Yakıştırsam olmaz, yazmasam olmaz.
Maviye boyadım, baktım mor çıktı.
Sapsarı saclarım vardı, aklaştı.
Anılar üst üste bindi yükleşti.
Bir büyük oyunun sonu yaklaştı.
Tüm yanan ışıklar sönüyor çıktı.
Gözümde bir ışık, çağırıyordu.
Beşikte bir çocuk, bağırıyordu.
Öyle bir düğündü, can çalıyordu.
Gel cani sandım git çalıyor çıktı.
Kimler yoktu bizim kervanda.
Birer indi hepsi bir handa.
Savurduk sap saman biz bu harmanda,
Bir gidiş yoluydu, donuyor çıktı.
Başında hiç sevmemek varken
Sonra anlamak var mı
Birden bir sevi dili.
Anılası bir geçitten ikili
Tam aldatırken ölümü
Sulamak bir yalan gülü.
Yıkanmayor çamaşır gibi
Konular doğuruyor
Yalnızın kanayan eli.
Saygılı sevgisizliklerle dolu
Işıldayan geceler.
Tüm uykusuzluklar uykulu.
Tüm sıcak yastıklar soğuk.
Sevgiler yorgun, yapay.
Açık gözler kapalı.
Bir dönülmezliğe düşmüş
Kim bilir kimlerin yolu,
O gidilmezi iğe gömülü.
Akşamların kucağında değil
Kendi kucağında ağlayor
Hırçın sevgili.
Şarkılar değil de
Hep kulaklar bitiyor.
Onarmak zordur.
Bir yürek üşümüş
Kapamış kapılarını.
Onarmak zordur.
Bir şey yitirilmiş
Hiç eskimeyecektir,
Onarmak zordur.
İnsanın içine düşen korku
Özgürlüğünden olmuştur.
Onarmak zordur.
Ölümü düşünmek yenilmek,
Sevmek ölümü yenmektir.
Onarmak zordur.