Birisine hediyye göndermek, ona olan sevgiyi bildirmek olur. Hadîs-i şerîfde, (Bir din kardeşinizi seviyorsanız, sevdiğinizi kendisine bildiriniz!) buyuruldu. Bunun için, hediyye vermek ve hediyye kabul etmek sünnetdir.
Bir müslimân: Dünyâda azîz, âhıretde sa’îd olmasını isterse, kendisinde şu üç huy bulunsun:
1- Mahlûkatdan hiçbir şey beklememek.
2- Müslimânları [ve zimmî kâfirleri, ölmüş iseler de] gîbet etmemek.
3- Başkasının hakkı olan bir şeyi almamak.
Allahü teâlâ üç şeyi çok sever:
1- Cömertlik.
2- Korkmadığı kimsenin yanında doğruyu söylemek.
3- Gizli yerlerde de Allahü teâlâdan korkmak
Allahü teâlâyı hatırlamadan alınan ve verilen her nefes günâh yazılır. Her nefesin iki şükür hakkı vardır. Birisi, nefes aldığı için. Çünkü nefes alamayanlar çoktur. Nitekim nefes alamadığı için ölenler çoktur. Nefes içeriye girdikten sonra ya çıkmazsa? Onun için ayrıca bir şükür daha lazımdır. Dolayısıyla her nefesin iki şükür hakkı varken, tamamen gaflet içinde alınan ve verilen her nefesler sebebiyle bir günâh yazılır. Nitekim cenab-ı Hak, şunu yapın, bunu yapın buyurduktan sonra istiğfar edin, buyuruyor. Cenab-ı peygamber "aleyhissalatü vesselam"; (Ne iş yaparsanız yapın, ne ibadet yaparsanız yapın sonunda mutlaka istiğfar edin) buyuruyor.