neslihan

neslihan
@oltremare
Olduğunu sandığım kişi değil idiysem, ya ben kimdim?
Puan vermedi·248 syf.·
2024 23. kitabı
Kitap, o güne dek yamuk burnunun farkında olmayan Moscarda'nın aynaya bakarken eşinin "Sağa doğru eğik burnuna mı bakıyorsun?" demesi üzerine başlayan varoluşsal huzursuzluğunu, monolog tarzında ustaca yazılmış bir kara mizahla anlatıyor. Burnunun yamukluğunu bu yaşına kadar fark etmeyen Moscarda, "Ben olarak bildiğim kişi diğerlerinin gözünde bunca zaman sandığım ben değil ise o zaman ben kimim?" sorgulamasını kendine yabancılaşarak yapıyor. Bunun yanı sıra süreçte eşine ve çevresindekilere karşı uzaklaşmasıyla da durum daha karmaşık bir hal alıyor. Çünkü eşinin ve diğerlerinin onu, kendisinin gördüğü ve bildiği gibi değil de onların kendi gördükleri ve zihinlerinde algıladıkları Moscarda'yı sevip değer verdiklerini düşünüyor ve gittikçe varoluşsal krizler içinde çırpınıyor. Pirandello, Moscarda'nın kendisi için ben olarak hissettiği biri, onu tanımayan varlığından dahi haberi olmayanlar için hiçbiri ve onu tanıyanlar için binlercesi olduğunu sunuyor okuruna.
Biri, Hiçbiri, BinlercesiLuigi Pirandello · İthaki Yayınları · 20215,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"En hüzünlü kitaplardan bile daha hüzünlü hayatlar vardır."
Puan vermedi·372 syf.·
2024 1. kitabı
Yazarın Büyük Defter~Kanıt~Üçüncü Yalan üçlemesini tek ciltte sunan eser, anneleri tarafından savaşta zarar görmemeleri için annenannelerine bırakılan ikizlerin karşılaştıkları zorluklar karşısındaki direnişini ve savaşın etkilerini, çocukların perspektifinden anlatarak başlıyor. Sayfaları çevirdikçe ürpertici, rahatsız edici olmasına karşın oldukça soğukkanlılıkla, sadelikle anlatılmış çeşitli olaylarla karşılaşıyoruz. Ölümler, açlık, ensest, bozuk ilişkiler ve daha nicesi... Ne kadar ürpertici olsa da akıcı anlatımıyla merak uyandırıyor okurda. Üçüncü bölüme doğru gelirken olayları artık anlamlandırdığınızı ve bundan sonra ne olacağını düşündüğünüz bir anda ters köşe yiyorsunuz. Yazarın her bölümde gittikçe ustalaşan kurgusu sonlara gelindiğinde aklınızla oynuyor. Bir kimliksizlik, zamansızlık ve mekânsızlık bürüyor zihni. Olayların aslı, gerçek olan ne? Algılarınız karışıyor, geriye dönük tekrar düşünüyorsunuz. "Belki de, sınırları aşmak, sadece mekânları ve kişileri değil, kimlikleri ve hatta geçmişi bile değiştirebilir..." Kısaca "Başımıza gelenleri ifade edecek bir kelime bulamadım henüz. Felaket, facia, trajedi diyebilirdim, ama buna sadece "Şey" diyorum, çünkü bir adı yok." diye bir ifade geçiyor kitabın bir bölümünde ve yazarın kalemi bu "şey"i etkileyici bir ters köşeyle sunuyor okuruna.
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma