Benim 24 yıl içinde ilk kez çok yakın arkadaşım oldu. İnsan sevmeyen ben, birinden sonra ilk kez birini o kadar çok seviyorum. Hem cinsim olsa da bu kadar benimseyeceğimi bilmiyordum açıkçası.
Bir şeyi tam bilmese de bana hak verir, bilse de bana hak verir, yanlış davranacağım zaman beni düzeltir, koşulsuz dinler ve güvenir. Bu çok güzel bir his hismiş. Sanıldığından daha güzel.
Varlığı iç huzuru sağlıyor. Korkacağı ya da tedirgin olacağı şeyde dahi seni dinliyor ve destek olup yapıyor. Çok değişik. Amacım hiçbir zaman güven aşılamak olmamıştı. Ben hiçbir zaman güvenilir olduğumu kanıtlama zahmetine girmem. Ya da biri güvensin diye olduğumdan farklı davranmam. Ama zaman verip çabalardım sadece.
Sadece bana güveniyle iş yaptı. Hiçbir bilgisi yok: ben yönlendirdim. Kendisi de "Asra, hiçbir şey bilmiyorum ve seni tam tanımıyorum ama güven veriyorsun. İçime de sinmiyor ama sana güveniyorum." tarzında bir şeyler demişti. Ben o konularda o zaman çok hassas olduğunu bilmiyordum: İnancını zedeleme ihtimalim varmış yani. Ve de tedirginliği sandığımdan yüksek. Biraz zor durumda bırakıp da bırakmamışım gibi bir şey olmuş. (:)
Ama aynısı onun için de geçerli: ona inancım ve güvenim. Ben insanları doğru düzgün insan yerine bile koymam başlarda. Kaldı ki güven? 😂😂😂🤦♀️
Biri benle iletişimi zorundalık dışında ilerletmeye çalıştığında "Hayırdır, benden sana bir bok çıkmaz. Amacın ne bilmiyorum ama o amaç normal dışıysa üzülürsen olursun. Bir hatanı görene kadar ses çıkarmam. Ama ibnelik sezersem ağzına sçarım haberin olsun. Şimdi devam et görelim endamını." gibi şeyler derim. Kadınlara da böyle kabayım çoğu zaman. Kendi kafamın keyfini sürerken varlığınla rahatımı bozacaksan değecek olman gerek. P.ştun teki için niye keyfimden ödün vereyim? Gereksiz insan ve insan gürültüsüne