Seni kim israf ediyor, ben zerrene muhtaçken...
yol belirsiz yol yokuş yol yok oluş
Reklam
Zihnindeki labirentte çıkışı bulamayanlardandı. Var olmanın ağırlığı içerisinde, Varoluş nedenini sorguladı. Hayattan soyutlanması ardına, hayattan bahsetti, ölüye örnek olsun diye. Ve tek umudu, mutlak yok oluş öncesi iz bırakmaktı. -bir kalbe, bir cana... Ve işte umut, Pandora’nın kutuyu açması ardına her eyleme dahil olmuştu. Umut bugünün içindeki yarını görebilmekti. Kış sonu yeniden açan çiçeğe, gecenin sonunundaki aydınlığa görmeden inanmaktı. 𝔈.𝔇.
Hayatın bu kadar kısa olduğunu bilseydim, hiçbir şeyi bu kadar uzatmazdım...
Yaşananlara bir beden büyük geliyor artık hayat. Bir aşkı paylaşmak için çok geç. Bir paylaşıma aşık olmak için ise erken. Beni sevda yerimden vurdu yine zaman. Şimdi sana söylenecek tek cümle ; Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
Suzuz gönüllere dair... Bir çiçek nasıl susuz yaşayamazsa, bizlerde sevgisiz yaşamaya asla muktedir değiliz. Eğer bir yok oluş süreci yaşamak istemiyorsak mutlaka ve mutlaka bu kavramı yakalamak zorundayız.. Bu bizim yaratılış özelliğimiz. Esasen bizler her ne kadar farkına varamasakta hepimizin tek amacı bu kavramı yakalamaktır. Susuz gönül, Leyla'nın yürüdüğü çöllere, kuru topraklara benzer.. Kuru toprak deyip geçme, Birinde boş ve manasız görünen, diğerinde o topraklara ekilen sevgi ve muhabbet tohumlarıyla yetişen bahçeleri, koyu yeşil ağaçları, engin yeşillikleri, dolayısı ile filizlenen taptaze cennetimsi gül bahçelerini görebilir.. Zira Mevlana der ki; "Susuzlar suyu arar, su ise susuzları arar şu alemde..."
Kitap ve Kahve Kokusu
Kitap ve Kahve Kokusu
Reklam
1,000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.