Türkiye’de rasyonel devlet, Batıdakinden farklı bir şekilde ortaya çıkmış ve tamamıyla uygulanamamıştır. Modernleşme, Batıdan uzun bir gelişim sonucu aşağıdan, kitlenin geleneksek cemiyetini değiştirmesi şeklinde olmuş; Türkiye’de ise devletin ve aydın bir zümrenin devrim hareketi olarak yukarıdan gelmiştir. Bu durum, sosyal ve siyasi gelişmemizde, mücadele ve buhranlarımızda büyük bir rol oynamış görünmektedir. EĞİTİM NİMETLERİNDEN YOKSUN, MİSTİK ZİHNİYETE SAHİP, GELENEKÇİLİĞİN HAKİM OLDUĞU TOPLUMDA, MODERNLEŞMEYE KARŞI BİR DİRENME KENDİNİ GÖSTERMİŞ VE KİTLENİN REY SAHİBİ OLDUĞU SİYASİ İKTİDAR MÜCADELESİ DEVRİNDE İSE, SİYASETÇİLER SADECE BU CERYANDAN İSTİFADE ETMEYİ DENEMİŞLERDİR. Gelenekçilik teşvik olunmuş ve kitlenin muhafazakar duygularını aydınlara karşı bir düşmanlık haline getirmeye çalışılmıştır.
1960 Halil İnalcık.