Yaşı oldukça ilerleyen Abdulmuttalib, hastalandı. Hastalığı her geçen gün artıyordu. Vefat etmeden önce torunu Muhammed (s.a.v) ile de istişare ederek onu oğlu Ebû Tâlib’in himayesine vermeyi uygun gördü. Ebû Tâlib, babası
Abdulmuttalib’in bu vasiyetine karşılık babasına, ona kendi nefsinden ve öz çocuklarından daha iyi bakacağını, kimsenin yeğeni Muhammed (s.a.v)’e zarar vermesine müsaade etmeyeceğini söyledi.
Kuraklık sebebiyle Mekke ahalisi perişan bir hâldeydi. Dede Abdulmuttalib, torunu Muhammed (s.a.v)’i yanına alıp yüzünü Kâbe’ye çevirdi. Peygamberimiz (a.s.m)’ı semaya doğru kaldırıp: “Allahım, bu çocuk hakkı için bize
bereketli bir yağmur ihsan et!” dedi. Bunu üç kez tekrarladığında bu dua kabul edildi ve yağmur yağdırıldı.