“İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanır? Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski hâline getirmeye gücümüz yeter.”
“Sonra nutfeyi, alaka (aşılanmış yumurta-zigot) yaptık. Peşinden, alakayı, mudğa (bir parçacık et) hâline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan hâline getirdik. Yapıp-yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.”
“Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi? Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir? Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?”
Melekût; Allah’a has hükümranlıktır. Melekûtun gösterilmesinden kasıt ise Âlemlerin Rabbi Allah’ın kâinatta kurduğu mükemmel ve muazzam düzeni, kudretiyle koyup kâinatı idare ettiği kanunları araştırıp anlayabilecek bir yeteneğin verilmesidir ki Allah bu kabiliyeti dilediği kullarına ihsan eder.