Kitabı okumaya başladığınız andan itibaren, bu adam ne anlatıyor. Her bölüm birbirinden neden bu kadar kopuk diyerek farkına varmadan kitabını yarısını tamamlıyorsunuz. Kitabın sonuna geldiğinizde ise 4 ayrı sonla karşılaşıyorsunuz. Çok ilginç bir kitap . Brautigan anlamak, felsefe tarihi ve Amerikan tarihi bilmekle mümkün .
Bir yazarın yazma eylemine olan tutkusu, parayı yaşamak için bir gereç olarak görmesi ve kadınlara karşı olan cinsel tatminsizliğini ele alan bir eser. Dijan baba da kriter falan kalmamış . Kilolu, zayıf, çirkin, güzel ayırt etmeksizin her kadına yürüyor yazarımız
Uzun zamandır karşılaştığım en ilginç kitaplardan biri. Vahşice yapılabilecek bir eylemi bu kadar sıradan ve samimi bir şekilde anlatabilmek gerçekten iyi bir yazar olmayı gerektiriyor. İki ayrı hikayeden oluşuyor. İki ayrı masal da diyebiliriz.
Murat Menteş yine sağlam bir eserle karşımızda. Kitabın sonuna kadar, olayların gerçek bir hayat hikayesi olduğunu bilmediğim için kitap beni çok etkiledi.( Arka kapağına bakmış olsaydım, gerçek bir hikaye olduğunu anlardın diyenleri duyar gibiyim. “Kitapların sadece arkasını okuyan insanlar sadece göz boyamak için kitapçıdan eve kitap taşıyan ve kütüphaneyi aksesuar olarak gören insanlardır” şeklinde bir düşünceye sahibim)
Cehennem çiçeğinin devamı niteliğinde bir kitap. Alper kamu yine büyük işler peşinde. Hemen bir çırpıda okunup bitirilebilecek, film tadında polisiye bir roman