Tanrı öldüyse bizi birbirimize bağlayacak hiç bir şey kalmadı demekti. Nietzsche bunun çözümünü eski Yunan ahlakını ve dinini benimsemekte buldu. Kendisi de bir Tanrıydı. Dionysos'tu. İnsanları doğru yola yönelten, buyuran Tanrı. Bir Zerdüşt.
Nietzsche, 1889 yılında Torino’da zihinsel çöküş yaşamış ve akıl hastanesine kaldırılmıştır. Bu dönemde yazdığı mektuplar, “Torino Mektupları” olarak bilinir.
Bu mektuplarda kendisini bazen Dionysos, bazen de Çarmıha Gerilmiş (İsa) olarak tanıtmıştır.(Mektupları Dionysos olarak imzalamıştır.)
Özellikle, “Ben Dionysos’um, çarmıha gerilmiş olan da” gibi ifadeler kullanarak, kendi felsefesinin iki büyük karşıt figürünü—Dionysos (hayat, güç, coşku) ve İsa (çöküş, acı, zayıflık)—kendi içinde birleştirmeye çalıştı.