Ömer avşar

Ömer avşar
Eczacı
İSTANBUL
İSTANBUL
24 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
“… onun en içten eğilimlerini değersizleştiriyor, vicdanını tersyüz ediyor, zihnini daraltıyor, beğenisini ‘ulusal’laştırıyor, - nasıl? Halkının tüm geleceği boyunca, varsa bir geleceği, bedelini ödeyeceği tüm bu işleri yapan bir devlet adamı büyük müdür?” Diğer yaşlı yurtsever “Hiç kuşkusuz!” diye yanıtladı onu hararetle: “Yoksa bunları yapamazdı! Böyle bir şeyi istemek belki çılgınlıktır. Ama belki de bütün büyük şeyler başlangıçta yalnızca çılgıncaydı!” “Kelimeleri kötüye kullanma!” diye bağırdı muhatabı ona: “Güçlü! Güçlü! Güçlü ve çılgın! Büyük değil!” Yaşlı adamlar kendi "hakikat"lerini birbirlerinin yüzüne böyle bağırarak coşmuşlardı belli ki; oysa ben mutluluk içinde ve öbür ta­rafta, güçlü olanın üstünde çok geçmeden daha güçlünün efendi olacağını düşündüm, Friedrich Nietzsche İyinin ve Kötünün Ötesinde
Reklam
1. Olan olmalıydı. (Pişmanlığı bırak!) 2. Olacak olan olur. (Kuruntu yapma!) 3. O halde olan olur. (Telaş etme!) Dücane Cündioğlu
“Ölçü bize yabancıdır, itiraf edelim bunu kendimize; duyduğumuz heyecan özellikle sonsuzdan, ölçüsüzden duyulan heyecandır. İleriye doğru soluyan bir beygirin üstündeki binici gibi, sonsuzun karşısında bırakıyoruz dizginleri, biz modern insanlar, biz yarı barbarlar - ve ancak orada kendi mutluluğumuzu yaşarız, aynı zamanda en çok tehlikede olduğumuz yerde” İyinin ve Kötünün Ötesinde Friedrich Nietzsche
Nietzsche Hezeyanlar
Tanrı öldüyse bizi birbirimize bağlayacak hiç bir şey kalmadı demekti. Nietzsche bunun çözümünü eski Yunan ahlakını ve dinini benimsemekte buldu. Kendisi de bir Tanrıydı. Dionysos'tu. İnsanları doğru yola yönelten, buyuran Tanrı. Bir Zerdüşt. Nietzsche, 1889 yılında Torino’da zihinsel çöküş yaşamış ve akıl hastanesine kaldırılmıştır. Bu dönemde yazdığı mektuplar, “Torino Mektupları” olarak bilinir. Bu mektuplarda kendisini bazen Dionysos, bazen de Çarmıha Gerilmiş (İsa) olarak tanıtmıştır.(Mektupları Dionysos olarak imzalamıştır.) Özellikle, “Ben Dionysos’um, çarmıha gerilmiş olan da” gibi ifadeler kullanarak, kendi felsefesinin iki büyük karşıt figürünü—Dionysos (hayat, güç, coşku) ve İsa (çöküş, acı, zayıflık)—kendi içinde birleştirmeye çalıştı.
Sahipleneni az diye hakikate hürmet etmekten vaz mı geçeceğiz? Dücane Cündioğlu
Reklam