Her yağmur yağdığında, Sezai Karakoç’un şu dizeleri geliyor aklıma:
“Yağmur yağıyor
ve bazı tahtalar vardır
suyun içinde gürül gürül yanan…”
Siz bilmezsiniz.
Size anlatmak da istemem…
artık geç uyanıyoruz. çünkü hayatımıza sokulan yeni ve fena günün eşiğinde çömelmiş, kin, arzu, hırs ve haset sürülerinin bizi ateş saçan gözlerle beklediğini biliyoruz. artık fecri yalnız kümeslerimizdeki dargın ve mağrur horozlara bıraktık.
Her savaş zaferle bitmez.
Galip olduğu gibi bir de mağlup vardır. Taştan duvarların, çelikten kılıçların, nice zaferleri görmüş gözlerin de olsa içindeki düşman sırrı verdiyse kaybetmezsin ama kazanamazsın da.