Ebû Hüreyre'den (ra) rivayet edildiğine göre
Resülullah Sav şöyle buyurmuştur:
Kişinin (camide) cemaatle kıldığı namaz, evinde veya dükkånında kıldığı namazdan yirmi küsur kat üstündür. Şayet bir kimse güzelce abdest alır, sırf namaz kılmak maksadıyla camiye gelirse, camiye girinceye kadar attığı her adımla onun derecesi yükselir ve günahı bağışlanır. Camiye girince de namaz için oturduğu müddetçe sanki namazdaymış gibi sayılır. Namazı kıldığı yerde kaldıkça kimseye sıkıntı vermediği ve abdesti bozulmadığı (yahut günah işlemediği) takdirde, melekler onun için şöyle dua eder:
"Allah'ım, sen bu kişiye rahmet et. Allah'ım, onu bağışla. Allah'ım, onun tövbesini kabul et"
(M1506 Müslim, Mesâcid, 272; B477 Buhâri, Salât, 87)
Ebû Hüreyre Abdurrahmân b. Sahr'dan (ra)
rivayet edildiğine göre Resûlullah Sav şöyle buyurmuştur:
Allah, sizin cüsselerinize ve şekillerinize değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.
Ameller niyetlere göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını alır. Kim Allah'a ve Resûlü'ne hicret ederse o, (gerçekten) Allah'a ve Resûlü'ne hicret etmiş olur. Kim de erişeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dolayı hicret ederse hicreti, hicretine sebep olan şeyedir.
(B1 Buhâri, Bed'ü'l-vahy, 1; M4927 Müslim, imâre, 155)