onun hoşuna gittiğimi hissediyordum ve ben böyleyim işte, birinin hoşuna gitmem beni heyecanlandırır, sevindirir; böyle zamanlarda daha akıllı, daha canlı, daha nükteci olurum, her hareketimi ustalıkla yaptığımı, her sözcüğü daha kolay bulduğumu hissederim, hatta bence böyle zamanlarda olduğumdan daha güzel olurum.
Ah, çok kötü bir şey bu, bu soğuma, bu yabancılaşma, insan kendini itilmiş, dışlanmış hissediyor; dünyada bundan daha kötü bir şey olamaz; buna katlanamıyorum, katlanamıyorum. İnsan kahroluyor.