Yine yeni yeniden....
Stefan Dünya üzerinde en başarılı bulduğum yazarlardan biri oldu her daim.Hem yazarlığı hem konuyu işleyişi hem de kitapta bulunan karakterle çok bakış açısından bir şeyler katarak kitap sonunda okuyanları pişman etmiyor.
Kitaba gelecek olursak konunun ele alınış şekli çok güzeldi.Şu karantina zamanlarında çok sevdiğim şey olan kitap okumaktan bile uzaklaştığım için kitabın inceliğine rağmen bir-iki hafta da bitirebildim.
Kitap konusunu ise okumayı arzu edenler için hemen kısaca anlatayım: Clarissa adlı karakterimizin 1.Dünya savaşımdan önce aşık olması ve savaş sırasında hamile kaldığını öğrenmesi ile süre gelen bir konudur.
İyi okumalar....
Savaş döneminin insanların hayatlarını ne kadar büyük ölçüde değiştirdiğini anlatan son derece etkileyici bir kitap. Yazarın ölümü dolayısıyla her ne kadar sonu tamamlanamamış olsa da fikrimce Stefan Zweig eserleri arasında favorilerden birisi olmayı hak etmiştir.
ClarissaStefan Zweig · Can Sanat Yayınları · 201417bin okunma
Yazarın kendisinin tamamlanmadığı bu kitabın arka kapağında yazılanları okuyunca kitabın tamamen tarihi bir kitap olduğunu sanmıştım. Ama öyle değil yani ara ara tarihi bilgilere yer verilmiş sadece. (Benim gibi düşünenler olursa diye açıklamak istedim )
SPOİLER !! Mutsuz sonla biten bir kitap malesef. Hepimiz I. Dünya Savaşı'nı biliriz ama belki de hiç birimiz o dönemde yaşamış insanların günlük hayatlarını düşünmemişizdir . Kitabı okurken kendimi resmen savaşta, o şartlar altında Clarissa yerine koydum .
Akıcı bir dille yazılmış bir kitap zaten Stefan zweig 'ı bilen bilir okunması kolay, zevkli olan kitapları var . Başta kitabı yazarın kendisinin tamamlamadigini öğrenince tedirgin olsam da çok da fena bitmedi yani .
ClarissaStefan Zweig · Can Sanat Yayınları · 201417bin okunma
Stefan Zweig'in yarım kalan kitabı;Zweig bu kitabı tamamlasaymış belki de 400 sayfalık mükemmel bir kitap olabilirmiş, ama tamamlayamadan intihar etmiş. Yayınevi kitabı tamamlayarak piyasaya sürmüş.
Clarissa'nın sahte evliliği ve sonrasını yayınevinin yazdığı kısım olarak düşünüyorum çünkü hikayenin gelişimine ve Clarissa'nın tasvirine uygun degildi bu evlilik.. Ayrıca psikolojik tasvirler yoktu ve olaylar üstünkörü geçiştirilmişti; basit bir roman havasına girdi...
Babası rutbeli asker olan Clarissa'nın hayatını anlatiyor kitap. 1. Dünya savaşı, savaşın vahşeti, savaşın getirdiği yoksulluk, kıtlık ve savaşın insanlar üzerindeki etkisi, Clarissa'nın yasantısı üzerinde dolaylı olarak anlatılmış.
Hikayedeki karakterleri öyle güzel anlatmışki Zweig, 40 yıllık ahbabınızdan daha iyi tanıyorsunuz onları. Son 50 sayfayı saymazsak Stefan Zweg'in en iyi kitaplarından biri diyebilirim...
Zweg sevenler tereddütsüz okuyabilir...
ClarissaStefan Zweig · Can Sanat Yayınları · 201417bin okunma
Her ne kadar savaşı ve savaşın insan üzerindeki etkilerini konu olarak ele aldığı düşünülerek yorumlanan bir kitap gibi görünse de, aslında yazarın her kitabında olduğu gibi konu sadece insan, insanın değişmeyen yaratılış özellikleri ve bunlarla çarpışan yaşam şekilleri...
İnsanın, kendini değerli kılan saplantılari, kalıplastirilmis toplumsal görevleri ve konumu hatta toplumların kitle olarak etiketleri ve etnik özellikleri...
Doğal kimliğimizin yok oluşu ile ortaya çıkan sonuçlar; ya bireysel olarak kişinin mutsuzluğu ya da savaş gibi tüm dünyayı etkileyebilecek kadar büyük olumsuzluklar olarak ortaya çıkmakta...
Kişilik farklılıklarımız ise, işte bu çelişkilere verdiğimiz tepkilerin niteliği ile kendini gösteriyor. Doğrular, insanlık için aslında aynı. Ama doğruları kabullenme becerimiz farklı. Bu farklılıklar yüzünden de, insan kendi doğrularını yeniden yaratma ve diğerlerine kabul ettirme mücadelesinde....
Stefan Zweig 'in tamamlayamadığı tek romanı olması beni biraz üzdü.Bu yüzden acaba baskının sonunda neler olmuş diye merak edip direkt okumalıyım diye düşündüm. İyi ki de okumuşum.
Başları bana birazcık Çalıkuşu Feride' yi hatırlatsa da ortalara doğru bu benzerlik kayboldu.
Kitapta ; babası Avusturya ordusunda komutan olan, yurtlarda büyümüş gencecik bir kız vardır.Bir psikiyatristin sekreteri olarak görev yapar ve şans eseri gittiği bir kongrede Fransız olan Leonard ile tanışır.
O sırada 1.Dünya Savaşı patlak verir, ve artık işler onların sandığı gibi gitmez.
Yazar yaşasaydı çok daha farklı bir sonla bitirirdi bu kitabı diye düşünüyorum çünkü sonunu açıkçası pek iyi bulamadım . Yine de okunmak için birçok nedeni olan bir eser. Tavsiye eder, sağlıklı güzel günler dilerim.
Hikaye bariz bir şekilde yarım kalmış. Bilinçli mi zaruri mi bilemiyorum ama bu durum beni çok üzdü. İsterdim ki mutlu sonla biten klasik bir aşk romanı okumuş olayım; ama hayatta ne mutlu sonla bitiyor ki... O açıdan oldukça gerçekçi diyebilirim, sırada ne var asla bilemiyor insan. Bay Zweig'ın edebi dehası ya da psikolojik çözümlemeleri hakkında konuşmaya gerek yok artık herhalde, okumayan sevmeyen kalmamıştır. Keşke daha çok yazsaydı dediğim, okumaya doyamadığım yazarlardan. =)
ClarissaStefan Zweig · Can Sanat Yayınları · 201417bin okunma
Yazarın diğer kitaplarına göre sanki biraz sönük kalan bir kitap olmuş. Ama savaştan korkan savaş dönemi şartlardan dolayı eşi ile birlikte intihar eden bir yazar için belki de savaş dönemini en iyi yansıtan zweig kitabi olmuş olabilir. Hatta kitapta yer alan Leopold Brancoric karakteri en iyi olarak yazari yansıtmaktadır
ClarissaStefan Zweig · Can Sanat Yayınları · 201417bin okunma
Yazarının intiharı sonucu yetim kalmış bir kitap. Ama okura verilmek istenen düşünceyi verebiliyor. Savaşın ne olduğu, hem maddi hem manevi nasıl bir yıkıma yol açtığı malumumuz. Yazar bunu anlatmak istemiş esas olarak. Belki (kısmen de olsa) söylenebilir ki anne yüreğinin ne demek olduğunu anne ile bebeği arasındaki bağı da anlatıyor ince ince...
Biçim açısından değerlendirildiğinde, okuduğum diğer kitaplarından bir farkı olmadığını yani klasik Zweig tarzı olduğu söylenebilir. Bu kitapla Zweig'den sıkıldığımı belirtmeliyim. Bu yazarın çok kitabı olmasına verilebilir.
Kitaplarla ve huzurla kalın efendim :)
ClarissaStefan Zweig
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.