Ömür

Ömür
@omrtba
Dik dur ve Gülümse bırak neden gülümsedigini merak etsinler.. (Bibliosmia/Overthinker) youtube.com/watch?v=4UmZNYh...
Anesteziyoloji
İstanbul
Mersin, 29 Nisan
567 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Kalbimizde ki doğruları kanıtlamak için karşımızda ki insana gösterdiğimiz çabalar bütünü. Bir şeyi, bir konuyu, bir güveni, kalpteki bir aşkı inandırmak zordur. Bu kişi değer verdiğiniz, kaybetmekten korktuğunuz biriyse eğer o halat başından beri düğümlenmiştir imkansızlığa. Zaten hep böyle olmaz mı? Kaybetmekten korktuğumuz, mutluluğumuzu yakaladığımız o an elimizden kayıp gitmez mi? Kimisi yarasının izini bırakır ruhunda, kimi ise yaralasar yapacak iken daha çok acıtır canını. Burada bahsettiğim şey başkasının açtığı yaraya yara bandı olmak değil, başından beri bunu hiç düşünmedim, en başından beri. Kastettiğim şey; iyileştirmek, beraber iyileşmek. İnanç yoksa eğer o hikaye başlamadan bitmiştir demek. Masallar güzeldir ama sadece... Masaldır işte. Ne başlangıcı vardır ne de sonu... youtu.be/XKpuzrQRXCA
Şiir
Reklam
“Kanatlarını almış senden okyanus, sen hala mavisine aşık.” “Bir zamanlar benden kanatlarımı alan birini koyardım karşıma. Onun için yazardım. Bu kez senin için yazıyorum. Kendi kanatlarıyla beni saran kadın. Sana yazıyorum bu kez. Kendi kanatlarıyla beni kelebeği yapan, kelebekler gibi seveceğim kadına. Sana yazıyorum sevgilim ve sana adıyorum her birini. Çünkü sen buna değersin. Kalbimden gelen tek kelime bile olsa senin için olduğunu bilmelisin. Öncesi boğulmak üzere olduğum bir okyanussa, sen benim için daha derinsin. Ve ben yüzmeyi öğreniyorum sende. Keskin kayalıkların, hırçın dalgaların olmadığı için teşekkür ederim. Benim için derinlere dalmayı da, çarşaf gibi sudan yıldızlara bakmayı da kolaylaştırdığın için teşekkür ederim. Hiç böyle sevdim mi bilmiyorum ama hiç böyle sevilmedim. Belki sevdiğinden fazlasını hissettiriyorsundur bana. Önemi yok. Daha azını hissetsem de hayatımda olduğun her saniye için teşekkür ederdim. Çünkü sen buna değersin.” "Bu yazıyı alın ve hayatınızda ki kadınlara gönderin çünkü onlar buna değer.." ;)
Kimi zaman tanımlanması en zor şey gibi geliyor, kimi zaman avuçlarımın içinde yakalıyorum onu. Kimi zaman dünyadaki bütün acıları unutturur diyenlere katılıyorum, kimi zaman dünyanın bütün acılarına denktir diyenlere.. ...Yüzlercesini okudum kitaplarda ama; aşkı bilmiyorum. Bana soracak olurlarsanız nacizane " Aşk insanın kendine ihanet etmesidir; yani birini kendinden çok daha fazla sevmesidir..."
Aşk
Bazen insan kendini boşlukta hisseder. Ne yaparsa yapsın içindeki boşluğu dolduramaz. Bu da öyle zamanlardan biri galiba. Dokunsalar ağlarsın ama dokunmamaları en güzeli. Çünkü bazı dokunuşlar daha çok can yakar. Sen kendi yaranı temizlemeyi öğrenmek zorunda kalırsın. Hayatı sorgularsın, kendini sorgularsın, ne yaptığını, neler yapacağını, hissettiklerini ve nerede olduğunu... Hiçbirine cevap bulamazsın ya da bir kaç cevabı vardır sorularının. Öncelikle kim olduğundan başla.Olmak istediğin kişi misin yoksa olmalarını istedikleri kişi mi? Denemekten korkma! İnsanlar sürekli senin yapamadıklarını yüzüne vuracaktır çünkü yapabildiklerin onları ilgilendirmez. Ve bunu söyleyen kişilerin çoğu birçok şeyi yapmayı denememiştir bile.Yazmak en güzel eylemdir. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Bunu okuduğun günde yine bir kâğıt ve kaleme sarılıp iki yıl sonraki sene yaz.  Çünkü kağıt ve kalem seni yargılamaz sadece içinden geçenleri kalıcı kılar. Sen hep yaz, yaz ki içindeki güzellikler ortaya çıksın.. Bu melankolik halden kurtulmaya bak fazlası bünyeye zarar eder. Ama herkesin anlam veremediği, adını koyamadığı günleri olur. Her zaman dediğim gibi, kötüyü çağırma. Sen hep iyi olanı düşün, düşün ki onlar hep seninle olsun. Şairin de dediği gibi... “Yarın farklıdır bugünden, Adı değişir hiç olmazsa. Kara bir suyu Geçiyoruz şimdilerde Basarak yosunlu taşlara. Sen bugünden yarına Birazcık umut sakla.”.. Birdaha ki yazım da size "Aşktan" söz edicem.. İyi geceler..
Düşünce
Senden bir anı, senden bir gülümseme, bir ağıt, ve hasret.. Şimdi ne demeli bilmiyorum. Ne diye hitap etmeliyim sana. Kavuşamadığım mı? Yarım kalıp tamamlanamadığım mı? Hazır lafı açılmışken bir şey de itiraf etmek istiyorum sana. Biliyor musun seni artık eskisi kadar merak etmiyorum. Araştırmıyorum mesela neler yaptığını. Birileriyle olman birlikte vakit geçiriyor, onlarla konuşuyor düşüncesi de pek fazla yakmıyor canımı. Sana yazmak da gelmiyor içimden. Bazı geceler haricinde. Mesela, mesela artık görsem bir kez daha da demiyorum. Adını bile anmıyorum artık. Nasıl olur da insan vazgeçer deli gibi sevdiğinden. Nasıl olur da gülüşünü görmezden gelebilir ? Kaç zaman oldu bak. Gün, hafta, ay, yıl ? Kaç zamandır bir kelime bile etmiyoruz seninle. Nasıl duruyorum söylesene. Bazen öyle zamanlar yaşıyorum ki. Keşke diyorum. Keşke biz olabilseydik.. Seni göresim geliyor. Özlediğimi her fark ettiğimde seninle oturduğumuz yerlere gidiyorum. Seni anıyorum neler konuştuğumuzu anımsıyorum. Sonra, sonra hiç olmamışsın gibi devam ediyorum hayatıma. Hiç görmemiş, ellerini hiç tutmamış, gülüşünün kıyısından hiç öpmemiş, gözlerinin içinde kaybolmamış gibi devam ediyorum hayatıma. Hiç tanımamış, hiç sevmemiş gibi...
Şiir