"Bir sevmek bin defa ölmek demekmiş." Diyor üstad. Kesinlikle haklı.Birini sevince ne de güzel vazgeçiyor insan . Her şeyden , en başta da kendi benliğinden . Onlarca, yüzlerce hayal kuruyor , umutlaniyor ; umutlandikca seviniyor , mutlu oluyor ve o hayal aleminde yaşamaya devam ediyor. Aslında bir bakıma hayallerimiz ve umutlarımız değil midir bizi ayakta tutan ve yeri geldiğinde hayata bağlayan ? İşte bizi hayata bağlayan hayaller yıkıldığında , umutlar yok olduğunda en dipte olduğumuzu , asla buradan çıkmayı basaramayacagimizi , yenildigimizi düşünüyoruz . Hatta kimileri tek çarenin ölüm olduğunu bile düşünüyor . Yaptığımız en büyük hata bu işte ! Birini sevmek , çok sevmek , ona güvenmek , ona kalbinin kapılarını açmak ,ona hayatını vermek , onu hayallerinin , umutlarının kahramanı yapmak değil . .. İşler ters gidince güçsüz, dirençsiz, yorgun ve yenik hissetmemiz
Zor olan ayakta durabilmek , her şeye rağmen hayata tutunabilmek . Yaşadıklarından ders alıp , tekrarlamamaya söz vermek ve bu zoru daima basarmak gerek ...
Hayat ve içerisindeki insanlar türlü oyunlar oynayabilirler . Çıkmaza dusmenize sebep olabilirler ve belki yine o hayatın içindeki insanlar sizi ayağa kaldırırlar . Biliyoruz ki "hayat ne getirir bilinmez." İşte bu yüzden; umudunuzun hiç kaybolmaması ve ne olursa olsun ayakta durmaya devam edecek gücü kendinizde bulmanız dileğiyle ...