Kadehi senin gözlerinle doldurdum bu gece,
Şarap mı içtim, yoksa gülüşün mü aktı içime, bilemedim.
Ay usulca omzuna konmuş bir sır gibiydi,
Ben ise adını yıldızlara fısıldayan rüzgâr.
Gel, zamanı bir kadehin dibinde unutalım.
Ne dünün hüznü dokunsun bize, ne yarının korkusu.
Dudakların değsin dudağıma, şarap bahane olsun;
Aşk, en eski sarhoşluktur çünkü.
Bir gün toprak örterse ayak izlerimizi,
Güller anlatsın birbirimize nasıl baktığımızı.
Varsın dünya bizi eksik anlasın;
Sen yanımda ol yeter, cennet bir bakış kadar yakın.
Bu gece ne kadehi sayalım ne de geçen saatleri;
Yalnız kalplerimizin aynı ritimde çarpışını dinleyelim.
Çünkü en güzel şarap, sevdiğinin gözlerinden içilendir;
Ve en uzun ömür, bir tek öpücüğün içinde saklıdır.