Mutluluğa ulaşma baskısı bazen zulüm şeklini alıyordu, mutluluk herkesin ulaşabileceği ve ulaşması gereken bir şeymiş de, bu uğurda verilecek en küçük bir taviz dahi bireyin kendi kabahatiymiş gibi.
Çünkü, günbatımı gibi, insan olmak da arada kalmak demekti; geri dönülemez bir şekilde geceye doğru yol alırken umutsuzluktan doğan umursamazlığın renkleriyle patlayan bir gün olmak demekti.
Bir şeyi hoş bulmak onu aşağılamak demektir bir bakıma. Ya gerçekten sev ya da nefret et. Tutkulu ol. Uygarlık ilerledikçe kayıtsızlık büyüyor. Bir hastalık bu. Sanat ve aşkla kendini kayıtsızlıktan koru.