Yaşayacak pek az zamanın kaldı. Bir dağdaymış gibi yaşa kalanını. Orada ya da burada yaşamanın hiçbir farkı yok. Yaşadığımız her yer dünya kentindedir. Varsın insanlar gelip doğaya uygun yaşayan gerçek insanı görsünler, incelesinler. Eğer ona dayanamazlarsa varsın öldürsünler. Zira ölüm, onlar gibi yaşamaktan çok daha iyidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bizi öldürürler, parçalarlar, üstümüze lanetler yağdırırlar." Peki bunlar aklının saf, sakin, dingin, adil kalmasını engelleyebilir mi? Herhangi birinin tatlı su kaynağının yanında durup onu lanetlediğini, kaynağınsa hâlâ içilebilir su vermeyi sürdüreceğini, çamur ya da gübre atsa bile onları çabucak dağıtıp temizleyeceğini, hiçbir şeyin dibe batıp kalmayacağını canlandır zihninde. Peki kendi içinde yapay bir kuyuya değil de her zaman gürül gürül akan bir tatlı su kaynağına nasıl sahip olabilirsin? Özgürlüğünü şefkat, sadelik ve alçakgönüllülükle temkinli bir şekilde gözeterek.