Evrende hüküm süren temel ilke karmaşa değil, yasadır; hayatın ruhu özü adeletsizlik değil adalettir. Dünyanın ruhsal düzenine biçim ve hareket kazandıran kuvvet ahlaksızlık değil, doğruluktur. O halde insan evrendeki doğruyu bulmak için önce kendisinde doğruyu aramalıdır ve bu doğruyu arama sürecinde, düşüncelerini başka insanlara ve şeylere göre düzenledikçe, başka insanların ve şeylerin de kendisine karşı değiştiğini görecektir.
Aslında "bilmek" denen şeyin bu dünyada o kadar mümkün olmadığını fark ediyoruz.Bilmek, elde ettiğimiz küçük ipuçlarından ürettiğimiz ve gerçekliğine ikna olduğumuz inançlarımızdır aslında.