osman

osman
@oosmvnn
bilmiyorum
Bilmiyorum
bana kitaplarınızı gönderin, ama mutlaka imzalı olarak. ama sakın "saygıdeğer" filan diye yazmayın, şöyle deyin yeter: " kimin nesi olduğunu bilmeyen, bu dünyada ne için yaşadığı belirsiz marya'ya..."
Sayfa 49 - iş bankası·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilmiyorum
umutsuzca sevmenin, yıllardır bir şeyler bekleyip durmanın anlamı var mı¿
Sayfa 47 - iş bankası·Kitabı okudu
Bilmiyorum
hayat ve bilim ileriye doğru gitmekteyken, hep geri, geri kaldığımı hissediyorum, tıpkı istasyona geldiğinde az önce kalkmış olan trene yetişmesinin olanaksız olduğunu gören bir köylü gibi...
Sayfa 43 - iş bankası·Kitabı okudu
Bilmiyorum
kendimden rahat yoktur bana. tanımadığım birilerine bal vermek için kendi hayatımı yok ettiğimi, en güzel çiçeklerimin tozunu yağmaladığımı, çiçeklerin kendilerini de koparıp köklerini ayaklarımın altında ezdiğimi hissederim. şimdi kaçık değil de ne derler bana? yakınları, tanıdıkları, aklı yerinde bir insana davranır gibi davranırlar mı böyle birine? "şu ara ne var tezgâhta? bize ne armağan edeceksiniz acaba?" hep aynı sorular, aynı tavırlar... ve bana öyle geliyor ki artık yakınlarımın ilgileri, övgüleri, hayranlıkları, tüm bunlar, aldatmacadan başka bir şey değil. bir hastayı aldatır gibi aldatıyorlar beni. hani bazen korkuyorum, gogol'ün poprişçin'i gibi, bir gün arkamdan usulca yaklaşıp, yakaladıkları gibi tımarhaneye kapatacaklar diye... en güzel yıllarım olan gençliğimde, yazarlığa başladığım o yıllarda da yazmak sürekli bir ıstıraptı benim için. küçük yazar, hele şansı da yardım etmiyorsa, bir fazlalık gibi hisseder kendini. beceriksiz, sakar, diken üstünde gibi tedirgindir. karşı konulmaz bir güç, edebiyat ve sanat çevrelerine çeker onu. insanların gözlerine doğrudan doğruya ve cesurca bakmaya korkarak, silik ve ürkek, dolanıp durur oralarda. parasız bir kumar düşkününün korka korka kumar masalarına sokulması gibi. okurlarımı tanımazdım, ama onları nedense hep dost olmayan, kuşkucu birileri olarak canlandırırdım gözümde. topluluktan korkardım, ürkütürdü beni ve ne zaman yeni bir oyunum sahnelenecek olsa, bana esmer seyirciler düşmanca bir tavır alıyor, sarışınlarsa umursamıyorlarmış gibi gelirdi hep. of, ne korkunçtu bütün bunlar! ne ıstırap vericiydi!
Sayfa 41 - iş bankası·Kitabı okudu
Bilmiyorum
beni sürüsüne bereket, sıradan, değersiz biri olarak görüyorsunuz... ne kadar iyi anlıyorum bunu, ne kadar iyi anlıyorum! beynime bir burgu gibi işleyen bu düşünceye de, kanımı bir yılan gibi emen gururuma da lanet olsun...
Sayfa 38 - iş bankası·Kitabı okudu