camus'nün, sisyphos'un mutlu olduğu düşünülmeli" cümlesinin ne anlama geldiğini nihayet anladım. camus insanın hayat boyu aynı salaklıkları tekrarladığını, ama belki de mutluluğun bu olduğunu söylemek istiyordu. bu fikre tutunmam gerekecek. mutsuzluğumu sevmeliyim, çünkü depreşmeye çok yatkın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
tıpkı onların da kendi ana babalarının hatalarını tekrarlamaları gibi, anne ve babamızla aynı olayları, aynı sırada yeniden yaşamak için bu dünyadayız. ama bu o kadar da vahim bir şey değil. asıl kötü olan, insanın kendisinin sürekli aynı salaklıkları tekrarlıyor olması. benim durumumda olduğu gibi.
mutsuzluğumla beslenen bütün o insanlardan nefret ettiğimi fark ediyordum. ben de onlar gibiydim eskiden, bir leş kargasıydım. ama artık yetmişti: artık beni güldürmüyorlardı.
aşkta, insanın kendi kendine telkin yapmasından daha etkin bir yöntem yoktur, ama bunun tek yönde işlemesi ne kötü. iş bir defa ciddiye binince, geri adım atmak için artık çok geç oluyor. biz bir oyun oynadığımızı düşünüyorduk. bu doğruydu,ama ateşle oynuyorduk. önce izleyiciye, sonra ayaklarının altındaki boşluğa, sonra yine izleyiciye bakan , ardından da “that's all folks!" deyip boşluğa atlayıveren çizgi roman karakterleri gibi, çoktan uçurumun dibini boylamıştık.