Koltukta kamburu iyice çıkmış durumda oturan, kapkara melankoli dalgaları içine gömülen eski padişah sigara üzerine sigara tüttürüp odayı dumana boğarken Annem ölmeseydi bunlar başıma gelmezdi, diye düşündü. Son ihtilal bile. Şu dar-ı dünyada en zor şey annesizlik.
…Hamid’in hayatında iyi ya da kötü bütün yollar görmediği, görmek istemediği bu uğursuz Selanik şehrine çıkmış. Yani öksüz, talihsiz Kraliçe Tesaloniki’nin adını taşıyan şehre. Belki de Teselya’nın öcüdür bu. İki sahibine de yaramamıştır.
“Vehm-i hümayun” sözü tabiatiyle hoşuma gitmiyorsa da, babamı yazacak olanlardan övücü şiirler değil, tarih beklediğimden ve bu da maalesef hakikat olduğundan, kabule mecburum.
II. Abdülhamid’in oğlu Şehzade Abid Efendi
Tanrı’nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı’nın gözünde? Zor sorular bunlar küçük 6655321.