Tarihin her döneminde her halkın, her hareketi tek bir amaca yöneliktir: Tanrı'yı, kendi Tanrı'sını, yalnızca ona özgü olacak Tanrı'yı arama ve biricik hakikat olarak ona inanma. Tanrı, bir halkın varoluşunun en başından yok oluşuna dek koruduğu yapay kişiliğidir.
Halk, sadece zorlandığı için yapıyor veya yapmıyordu. Korkulacak şeyler iyi öğrenilmişti; halkı ancak korku yönetip yönlendiriyordu ve korkunun işlerlik alanı çok mu, çok daralmış, toplum hayatı kilisenin ve devletin elinden çıkarak kişisel çıkarlara, açıkgözlüklere, dalaveralara kalmıştı.
Dünya'yı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüz, oğul. Hırsımız, sabırsızlığımız, bencilliğimiz. Önce bu yüzden küçülüyor, sonra da Dünya'yı çok büyük görüyoruz.