Beni ta canevimden vurmasını pek iyi biliyordu. Onun yanında hiçbir zaman rahat, mutlu olamıyordum. Ne kadar söz dinlesem, onu hoşnut bırakmak için ne kadar canla başla çabalasam gene de boşunaydı. Tek ödülüm bu tür sözler oluyordu. Hele şimdi bir yabancının önünde yapılan bu suçlama beni can evimden yaralamıştı.
Vücutça güçsüz, kırık dökük buluyordum kendimi. Ama, en büyük yakıntım sözle anlatılmaz bir ruh perişanlığıydı. Gözlerimden durup durup sessiz yaşlar boşanmasına yol açan bir çöküntü.