Bir kadının açtığı yarayı hemen iyileştirebilecek bir başka kadın bulmanın imkansızlığını, bütün deneyimsizliğine rağmen içgüdüleri ona fısıldıyor, bu acıya o kadar dayanamayacağı için Aydan’ı yeniden kazanmaya uğraşıyordu. O anda Aydan’dan başka sığınabilecek kimsesi yoktu, yaralarını iyileştirmeye kendisini yaralayandan beklemek zorundaydı, acısı o kadar büyüktü ki içini kavuran dehşetli kıskançlığı bile bastırıyordu.
Haluk, aldatılmış insanların hissettiği yenilmişlik duygusundan bunalıp, bu duygudan kurtulmanın yollarını arıyordu farkına varmadan, ilişkinin orada bitmesi, Haluk’u Hayatının sonuna kadar yenik ve kederli bırakacaktı, Aydan’ın yeniden kendine ait olduğunu görmek istiyor, ruhunda korkunç yaralar açan kadının o yaraları sağaltabilecek tek insan olduğunu seziyor, acısı dine ne kadar Aydan’ın Kendi yanında kalıp, onu yenilmişlikten, acıdan, kederden kurtarmasını umuyordu.