İslamcı parti tüm rakiplerinin arasından sıyrılıp, genel oy toplamında üçüncü olmasına rağmen, İstanbul ve Ankara dahil en çok ilde belediye başkanlığını elde edecekti. O günden sonra da yerel, genel demeden hemen hemen tüm seçimlerden zaferle çıkacak, ülkeyi önce ağır ağır, sonra da doludizgin, Türkiye'nin ikinci sınıf bir demokrasi olduğu günleri mumla aratacak otoriter bir rejime doğru taşıyacaktı.