Sen beni hep dünkü geceden uykusuz sandın, oysa bir ömür uykusuz kaldım ben. Uyku dediğin ne ki, ölümün kız kardeşi. Uykunun ölümden yek farkı rüyalar belki de. Ama bir kere bile yüzünü rüya etmedin bana. Kuyruklu bir yalan olup çıktın bu dünyada.
Kalbime laf dinletebiliyorum ama ayaklarıma geçmiyor sözüm. Dışarı çıkmak İçin yerde tepinen, büyüklerinden izin koparmak için tabanlarını yere vuran bir çocuk ayağı adeta gövdemin yarısı. Birazcık koşsam eteklerimden güller dökülecek sanki. Ben çok koştum dünyada da eteklerim neden böyle kapkara?
Yazmamı rüzgar aldı ama derdim olduğu gibi yerinde kaldı.
Böcekler dağda değil içimde öttü.
Güneş benim üzerimde doğup battı.
Ölmedim.
Ama yaşadığım da görülmedi dünya üzerinde.