Yücel KARACA

Yücel KARACA
Tanrı insanlara yol göstermek istediğinde bunu her zaman bir kitap ve bir elçi ile yaptı.
Vebaya sebep oldular ama bina yıkmak zordu aynen
“Engizisyon zamanlarında toplum, hoşgörüsü olmayan bir Kilise tarafından yönetiliyordu ve bu yüzden bazı eserler yasaktı. Sanatçılar baskı görüyor, yeni düşünceler susturuluyor, kitaplar yakılıyor ve resimler yırtılıyordu. Kitapları taşlara kazıma düşüncesi buradan geldi. Sonuçta Quinta da Regaleira da bu işlevi görüyor. Taşa kazınmış kitap. Bir kitabı yakmak ya da bir tuvali yırtmak kolaydır ama bütün bir binayı yıkmak zordur.
Reklam
Peki tanrının bundan haberi varmıymış
Peygamber Ezekiel, ‘Tanrı’nın azameti tapınağa doğuya bakan kapıdan doluyor,’ demiş.
Zeusu 9.gun durduran neydi acaba
Portekiz’deki İsa Mesih Tarikatı’nın kökenlerinin dayandığı Tapınak Şövalyeleri’ni ilk kuranlar dokuz tane şövalyeydi. Süleyman, tapınağın mimarı Hiram Usta’nın bulunması için dokuz kişi yolladı. Demeter kızı Persephone’yi bulmak için dokuz gün dolaştı. Zeus’un dokuz gece sevişmesinden dokuz müz doğdu. İnsanın doğması için dokuz ay gerekli. Tek sayıların sonuncusu, sonun ve başlangıcın habercisi, zinciri kapayan sayı, dokuz.” “İlginç.”
Tamam tamam inandık hadi
“Kaç katlı bu şey?” “Dokuz,” dedi Tomás. “Bu sayıyı da şans eseri bulmamışlar. Dokuz sembolik bir sayıdır. Çoğu Avrupa dilinde yeni’ kelimesiyle benzerlik gösterir. Portekizce de nove dokuz, novo yeni demektir. İspanyolcada nueve ile nuevo. Fransızcada neuf ve neuve. İngilizcede nine ve new. İtalyancada nove ve nuovo. Almancada neun ve neu.
Hay sizin kuyunuzu ya
“Bir höyüğün içindeyiz, ölüm anıtının bir röprodüksiyonu. Burası gruba katılan insanın önceki hayatının ölümünü simgeliyor. Şimdi kuyudan aşağı inerek tekrar doğmamız, kendi içimizeyolculuk yaparak aydınlanmış, kendisini bilmiş insanlar olarak kuyudan çıkmamız gerekli.”
Reklam