“Portekiz keşifleri, Papa’nın da
Fransa’daki zulümden kaçıp Portekiz’de sığınan Tapınak Şövalyeleri’yle bağlantılıdır. Aslında Tapınak Şövalyeleri on beşinci ve on altıncı yüzyıllardaki büyük deniz yolculukları için gereken denizcilik bilgisini de beraberlerinde Portekiz’e getirmişlerdi. Bu yüzden bütün keşiflerin etrafında kaynağını klasik çağlardan alan bir gizem perdesi ve insanoğlunun yeniden
doğuşu fikri vardır.
Mesih Tarikatı Portekiz’deki Tapınak Şövalyeleri’nin devamı niteliğini taşır ve ülkenin keşiflerinde çok etkileri
olmuştur. Bu büyülü semboller kaynağını Roma, Mısır ve Yunanistan’dan alan Rönesans tarzının karışımı ile Tapınak Şövalyeliğinin birleşiminden
meydana gelmiştir.
Tomás ayağa kalkıp kızının yatak odasına gitti. Onu yatağa yatırıp al
yanaklarından öptü ve iyi geceler masalını anlatırken saçlarını okşadı.
Babasının usulca anlattığı masalı dinleyen küçük kız uykuya teslim oldu.
Gözleri kapandı. Nefes alışverişi daha derinden ve düzenli bir hale geldi.
Tomás tekrar onu öpüp ışığı kapadı.
“Öyle mi?” dedi Tomás şaşırarak. Düşünceli bir şekilde çenesini kaşıdı.
“Şey. On altıncı yüzyılda din değiştirmiş Yahudilere, Yeni Hıristiyanlar
diyorlardı.”
Cebinden
Yalnızca Kristof Kolomb’la ilgili tuhaf bir metin:
Kolomb’un imzasını inceliyor, piramitlere doğrudan
doğruya bir gönderme buluyor onda. Kolomb’un
amacı, Kudüs Tapınağı’nı yeniden kurmaktı;
sürgündeki Tapınakçılar’ın büyük üstadıydı çünkü.
Bilindiği gibi bir Portekiz Yahudisi, dolayısıyla da
kabala uzmanıydı; tılsımlara başvurarak fırtınaları
dindirdi, iskorbüt illetiyle başa çıkabildi.