Orion

Yanlış Cevaplar
youtube.com/watch?v=yFIXIg_... 00:00 Değerli izleyiciler Yanlış Cevaplar'a hoş geldiniz! 00:16 Hasta mısınız? 00:49 Kuzey Madenleri neresi, Karadeniz mi? 01:41 Bu duvar nerede? 02:02 Bu duvarın ihalesini kime vermişler? 02:20 Kuzey belini nasıl doğrultacak? 03:22 Sizin tanıdığınız bir kral var mı? 04:16 Oylama mı yapılacak? 04:38 Sizce demokrasi gelir mi? 05:09 Kuzeye demokrasi gelse siz aday olur musunuz? 05:10 Lordlar masasının adayı kim? 05:27 Sizin memleket neresi? 06:00 Aşiret sizi okumaya mı gönderdi? 06:11 Bu biraz halkı korkutmaya yönelik bir söylem olmuyor mu? 07:12 İnsanlar da mı alev püskürtsün istiyorsunuz? 07:31 Sizin branşınız neydi? 08:15 Bir de ejderha uzmanlığı mı yapıyorsunuz? 08:46 Kaç kitap okudunuz ejderhalar hakkında? 09:06 Hiç sormadınız mı dönüp insanlar neden taşlaşıyor? 09:23 Sizin yolda durup kalan akrabanız oldu mu hiç? 09:56 Taşlaşma hastalığına kapılan insanlara karşı önyargılar 10:53 Siz de mi taşlaştınız? 12:20 Küçük bir hatırlatma 12:27 Tablete mi yazıyorsunuz hâlâ parşömen çağında?
Reklam
Bir İleri İki Geri
Renksiz yazılar yayılmış Ruhsuzca çatıp kikirdiyor Herkesi saran geceye saçılmış Bir ileri iki geri Titreten kırmızının dönüşü Sonsuz bir yolda duruyor Öksüz çocuğun buluşu Bir ileri iki geri Anlaşmazlık çıkaran uçurumlar Sonumu hazırlıyor Telafisiz soğuk ar Bir ileri iki geri Haysiyetsiz kara huşu Dilsiz dağı ağırlıyor Öksüz çocuğun bulunuşu Bir ileri iki geri Sessiz yokuş çıkılmış Kanlar seli akıyor Belirli belirsize alışmış Bir ileri iki geri blog.mucahitugur.com/51-bir-ileri-ik...
Şiir
Gölgelerin Arasındaki Işık (AI)
Bir gece, Ay'ın ışığıyla aydınlanan eski bir ormanın derinliklerinde, Elara Beypazarı yalnızca yıldızların göz kırptığı gökyüzünü izlerken, ansızın bir huzursuzluk hissetti. Orman, sanki nefesini tutmuş, bir şeyin gerçekleşmesini bekliyormuş gibi sessizleşmişti. Elara Beypazarı'nın etrafında, zamanın ve mekanın ötesinden gelen, eski bir melodi yükselmeye başladı. Bu melodi, hiçbir insanın dilinden çıkmamış, ancak doğanın kendisinden gelmiş gibiydi. Elara Beypazarı, merakla etrafına baktı, ancak melodiye ait hiçbir kaynak göremedi. Melodi yavaşça sözlerle birleşti, ancak bu sözler hiçbir bilinen dile ait değildi. Yine de Elara Beypazarı, kalbinde bu sözlerin anlamını hissedebiliyordu. Işık ve gölge arasında, zamanın ötesinde bir mesaj taşıyorlardı. O an, Elara Beypazarı'nın önünde, ağaçların arasında bir ışık parladı. Işık, hiçbir mumun veya meşalenin ulaşamayacağı bir parlaklıkta, ancak hiçbir gözü kamaştırmayacak kadar yumuşaktı. Işık, yavaşça bir forma büründü, ancak bu forma her bakıldığında değişiyordu. Şimdi bir kadın silueti, şimdi bir ağaç, sonra ise sadece bir ışık hüzmesi gibi görünüyordu. Elara Beypazarı, "Sen kimsin?" diye fısıldadı, sesi hem korku hem de hayranlık içeriyordu. Işık, Elara Beypazarı'nın zihnine doğrudan konuşuyor gibiydi. "Ben, zamanın ve mekanın ötesinden gelen, ışık ve gölgenin arasında var olanım. Senin dünyan ve benimki arasında bir köprüyüm." "Ne istiyorsun benden?" Elara Beypazarı, bu varlığın ne isteyebileceğini merak ederek sordu. "Seninle bir hikaye paylaşmak istiyorum," ışık cevapladı. "Bir hikaye ki, sadece senin kalbindeki gerçekle can bulacak. Bu hikaye, hem bir son hem de bir başlangıç olacak. Sen, bu hikayenin kahramanısın." Orman, yeniden sessizliğe büründü. Elara Beypazarı, ışığın sözlerini düşünürken, etrafındaki
Edebiyat
Tilki atlet seremez ama serilmesini ister
Eğilir eğilmez üstünden hızla geçen sivri kulaklı sivri dişli, patileri de sivrilikten diğer sivri yerlerinden aşağı kalmayacak ama pofuduk mu pofuduk bir buz tilkisi buz üstünde ustalıkla kayarak ve tırmanarak gözden kayboldu. Toscha yerine bir başkası olsa eğilmeyebilirdi. Toscha yerine bir başkası eğilmesi gerektiğini de bilmezdi. Ne de olsa atlet sermenin yolsuz yollarında hangi buzda hangi tehlikenin yattığını bilmek yalnızca atlet sermekten heyecan duyanların bilebileceği türden bir şeydi. Toscha önünde yükselen buz duvarının ardına seslendi. "Tilkiler, ey buz tilkileri! Yolumu açın benim. Atlet sermeye geldim ben." Duvarın ardından köhne ama tilkice bir sesle, "Buzlu yollardan geçen yolcu! Atlet sermenin de bir bedeli var." dedi birinci tilki. "Ne bedel gerekiyorsa öderim ben, yeter ki geçeyim hemen." dedi Toscha ve buzdan duvara iki kere vurdu. Pişkin ve genç ikinci tilki uludu. "Her atlet ayrı bedel. Her serme ayrı bedel. Tilki atlet seremez ama serilmesini ister. Buzdan kalelerde didinir durur." Devamını oku: blog.mucahitugur.com/22-tilki-atlet-...
Edebiyat
The peace lies not hidden in this
The peace the struggle for sightless eyes Crooked and half seeing but seeking to mend A waylay for truth, lies not hidden in this Road unbidden the true end Thus not a tardis nor any alien time For your love of yourself and ease Needed ever and never shall be If thou knowst to balance Thou art the colour of what thou leave The source of the art all thou need A heart unsure not wanting to reveal No doubt sees itself hid Read more: blog.mucahitugur.com/en/4-the-peace-...
Şiir
Reklam