hayatlarında hiç gitmek zorunda kalmamış insanlar hep kalmak ağırdır derler oysa onların hayatlarından eksilen yalnızca bir insandır. Gidene öyle değil, arkasında yalnızca bir insanı bırakmaz bütün sevdiklerini bırakır, doğup büyüdüğü yeri bırakır,dostlarını arkadaşlarını bırakır. Tek başına varır bir otogara elinde bir sigara gözleri nemli ve bir müddet sonra hareket etmeye başlar otobüs, bütün sevdikleri yavaş yavaş uzaklaşır, canı bedeninden çıkıyormuş gibi hisseder, bedeni otobüsün içindedir fakat ruhu ve zihni geridedir hep. Gitmek zorunda kalan insan bundan sonraki hayatını hep yarım yaşamak zorunda kalır, içten gülücükleri terk eder onu, kahvaltıları sessizdir ve çoğu zaman akşam yemeği yoktur artık hayatında
Kısacası bir yerlerden gitmek zorunda bırakılmış insan bir miktar ölüdür artık.