Sessizlik kimsenin bir başına kaldıracağı yük değil. Daha çok geçmişten konuşuruz. Gelecek bizim için acıklı bir zaman artık. Bugünü dersen, yılgınlık gibi bir şey, neyini konuşacaksın. İçindesin işte!
ÇÜRÜMENİN FOTOĞRAFI
İnsan bir kere onurunu yitirmesin, hiçbir yalan utandırmaz artık, hiçbir düşkünlük yüzünü kızartmaz, hiçbir rezillik küçük düşürmez, hiçbir doğru erdem kazandırmaz, hiçbir acı merhamet uyandırmaz. O artık sadece kötüdür, korkaktır, çürümenin fotoğrafıdır, şiddetin ruhudur, toplumsal bir urdur, bir yalnızlık iskeletidir.
Bizden daha iyi bilir yenildiğini. Ezildiğini. Tükendiğini. Sevinemediğini. Çıkışının kalmadığını. Ne yapacağını bilemez olduğunu. Sevilmediğini. Kimseye güvenmediğini. İnsanlardan bir mezara döndüğünü. Derin bir yalnızlıkla boğulduğunu. Uyuyamadığını. Dua edecek tanrısının kalmadığını. Duasının kalmadığını.
Acıklı bir çaresizlik içinde, her gün biraz daha büyük bir korkuyla ödüllendirir kendini. Ne kadar bilincindedir bilinmez ama korkusu, yakınındaki herkese aynı zehirle geçer. Çıngıraklı bir ağız, pıtraklı bir yüz. Ürküntü veren bir kuşkuyla bakar insanlara. Hayal kurarak girdiği yatakları yoktur artık. Ona sığınacak kimse kalmamıştır. Çaresiz düşürdüğü insanın nasıl baktığını en iyi o bilir. Bütün bir dünya korkunun gözleridir. Bağırmaktan başka sözü kalmamıştır.