İbrahim Peygamber, Nemrud'un emriyle ateşe atılacağı sırada, Hz. Cebrail "Ya Rab! Kulun İbrahim sana olan bağlılığından dolayı ateşe atılıyor!" diye inler. Rabbimiz de, "Eğer senden yardım talep ederse ona yardım et!" buyurur. Hz. İbrahim mancınıktan ateşe atıldığında, henüz havadayken" Hz. Cebrail gelip, "Kurtulmak istiyor musun?" diye sorar. Hz. İbrahim "Hayır! Yardımına ihtiyacım yok" diye cevap verir. Cebrail, "Peki seni kurtarması için Allah'a yalvarmayacak mısın?" deyince de İbrahim (as), "Rabbimin benim durumumu bilmesi, bir şey söylememe ihtiyaç bırakmamaktadır" diyerek cevap verir.
Rivayete göre, Süleyman Peygamber devrindeki ordu gece vakti karanlık bir vadiden geçmekte ancak ayaklarına takılan taşlardan zahmet çekmektedirler. Komutan kendilerinden sonra gelecek askerlere eziyet olmasın diye bu taşların toplanmasını emreder. Askerlerin çoğu o zahmetten bir an önce sıyrılıp çıkmayı düşünerek geçip giderler, bazıları da onlardan biraz alıp ceplerine, torbalarına koyarlar. Emre itaat içindeki askerler de elinden geleni yapar ve heybelerini taşla doldururlar. Sabah olup gün aydınlanınca bakarlar ki, taş sandıkları cisimler elmasmış. Bu durumda emre uymayıp hiç taş toplamayanlar pişmanlıkla ah çekip dövünürken emre yeterince uymayıp az miktarda taş toplayanlar ise neden daha çok almadık diye eyvahlar ederler.
İnsanoğlu her adımını mezardan uzaklaşmak için atar, fakat yine de her adımda mezara biraz daha yaklaşır. Her nefesini ömrünü uzatmak için alır, fakat yine de her nefes alışta ömründen bir nefeslik zaman eksilir.
(Namık Kemal)