Papaz:
-Havari Pavel'in dediği gibi, yaşasak da tanrı için yaşıyoruz. Ölsek de tanrı için ölüyoruz.
Boris:
-Papaz baba, biz halkımız için ölüyoruz, tanrı için değil.
Hücrelerden gelen gürültü kulaklarını deliyordu sanki. Yedinci şubenin güney pencerelerinden bir marş sesi yükseldi:
Kalk, ey hor görülen, ezilen!
Kalk, ey esirler dünyası!
Açlık, sömürü yeter, geldi an
Son ölüm kavgası!
Baş savcı dişlerini gıcırdattı:
-Hepsini asacaksın, asacaksın, diye bağırdı.