Kişi ile mevzuyu karıştırıyorsun . Tartışılan mevzu senin görüşüne ters düştüğü an , karşındakini dinlemeden karara varıyorsun ; daha sonra sunulan her ne ise ikna etmekten ziyade yalnızca seni daha çok sinirlendiriyor . Sonraysa tek cevabın , "Ne istersen yap . Bildiğim kadarıyla özgürsün , çoktan kemale erdin . Sana verecek tavsiyem yok ", oluyor. Bu cevabın altındaki soğuk ve korkunç öfke ile kati kınaman beni şu an çocukluğumdakinden daha az ürpertiyor olsa da bunun tek sebebi çocukluğa münhasır suçluluk duygusunun , ikimiz için de geçerli bir çaresizlik ile yer değiştirmesinden başka bir şey değil.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Beni kendi sözlerin ve yargılarınla nasıl cefaya ve utanca uğrattığının farkında olmayışını hiç anlayamadım . Gücünün farkında değilmiş gibiydin. Eminim ki ben de söylediklerimde seni üzmüşümdür,ama sonrasında her zaman farkına varıp pişman olsam da kendime hakim olamayıp sözlerimi geri tutamadım, söylerken dahi eseflendim. Sense pek de umursamadan , o sırada ya da sonrasında üzülmeden , tokat gibi çarptın sözlerini ve karşında kim olursa olsun tamamıyla savunmasız buldun.
Sonuç olarak bu hayal kırıklıkları hayata karşı olağan hüsranlardan ziyade , seninle her şeyden önemli o şahsiyetle , alakadar olduklarından en derine yıldırım gibi çakılan darbeler gibiydi . Cesaret , azim , kendine güven , herhangi bir zevk ya sen ona karşı çıkana kadar ya da karşı çıkma olasılığın aklıma gelene kadar sürüyordu ki daima aklıma geliyordu nihayetinde.
Evet , konu ben olduğumda , şaşırtıcı biçimde , gerçekten de sıklıkla haklıydın; muhabbet sırasında bu şaşırtıcı değildi, zira aramızda pek muhabbet olmazdı ama gerçekte hep haklıydın. Bu da anlaması çok zor bir şey değildi , sonuçta tüm fikriyatım , özellikle kişiliğin hakkındaki fikriyatım , benimkinden çok farkı olan kişiliğinin ağır baskısı altındaydı. Tüm bu düşünceler seninle alakasız gibi görünse de en başından beri küçük gören yargılarını yüklenmiş durumdayken buna tahammül edip bir bütünlük ve istikrar ölçütü düşünmek imkansızdı. Burada herhangi bir yüce düşünceden değil, çocukluğumdaki küçük teşebbüslerimden bahsediyorum . Her seferinde aklıma gelen şeye sevinir , sürekli onu düşünür, evde paylaşmak için can atardım; aldığım cevap alaycı bir iç çekme, baş sallama veya "Bunun için mi bu kadar heyecanlandın ?" veya "Keşke ben de böyle şeyler dert etsem !" veya "Bunun sana ne faydası olacak ?" ya da " Ne kadar anlamsız bir şarkı ve dans!" olurdu.
Bugün bile yalnızca seni ilgilendiren konularda, mevzubahis sadece senin kibir duygun olunca beni destekliyorsun ki bu duyguya ya ben hasar veriyorumdur veya zaten içimde hasar görmüş durumdadır.