Bizim elimizden gelebilecek tek mucize yaşamaya devam etmektir, dedi. Hayatın kırılganlığını her gün korumaktır, sanki hayatın kendisi körmüş gibi, ne yöne gideceğini bilemeyen hayatmış gibi. Belki de doğrudur bu, ne yöne gideceğini gerçekten bilemiyordur, bize aklımızı verdikten sonra kendini bizim ellerimize teslim etmiştir, oysa baksanıza onu ne hale getirdik biz.
Nihayet temizlenmiş avuçlarında suyu toplarlar ve ellerini çanak gibi yapıp içindeki suyu susamış birine sunabilirlerdi. Kim olduğunun önemi yok, belki dudakları suya değmeden önce o ele değerdi ve çok susamış olduklarından, o avuç içindeki suyu son damlasına kadar açgözlülükle içerlerdi. Belki de böylece kim bilir, içlerindeki bir başka kuraklık dışarı çıkardı.