Eğer ki doğada değişmez bir şeyler, gerçekler olsaydı bütün bunlar yanlış olurdu elbette. Fakat ne mutlu ki bütün gerçekler yanlışlanabilir. Diyalektik sürecin özü budur: bugünün gerçekleri yarının yanlışlarına dönüşür; son sayı yoktur.
İnsanoğlu kundaktan çıktığından bu yana neye dua etmiştir, neyin hayalini kurmuştur, neden eziyet çekmiştir? Birisi çıkıp da mutluluğun ne olduğunu bir kerede tümüyle söylese ve sonra da onları o mutluluğa zincirlese diye.