Uykuya dalamayıp yatakta dönerken atalarımdan kalan öfkenin kabararak bedenimin tüm kaslarına yayıldığını hissederim. Ben hırlayan koca bir köpekten ziyade, insanı canından bezdiren bir şivavaya benzerim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben sesimi yükselttiğimde annem de bu öfkeli karakterimi babamdan aldığımı söylerdi; o da dedemden almıştı, o da hiç tanımadığımız büyük dedemden. Eril aktarım öyküsünde bu genetik bozukluğun ağabeyimi atlayıp bende çıkmasına da hiç akıl erdiremezdim.
Sözcüklerimizi basılı hale getirebilmek için yağmur ormanlarını katletmeye ve ardımızdan gelen kuşakları çöllerin kuraklığında, aç biilaç, kaktüs vahaları arasında sürünerek ebediyen göç etmeye mecbur ediyoruz; onlar son serinlikten sonra can çekişirken zamanında bize ışıklı kuyrukluyıldızlar gibi görünen benzerlerimizle buluşacaklar.İşte bu sefer de dünyanın sonunun gelişi yüzünden uykuya dalamıyorum.
Geceleri uyuyamıyorum. Kitap okumayı denemek aksi tesir yaratıyor. Kitap iyiyse asla böyle bir kitap yazamayacağımı düşünüyor ve neden hâlâ yazmakta inat ettigime takılıyorum. Herhangi bir konudaki inat etmek neden? Bırakmak da iyidir; yazmayı bırakmak, okumayı bırakmak, sigara içmeyi bırakmak, var olmayı bırakmak, ot gibi yaşamak ve ebediyen uyumak yeter. Aslında uykuya dalabilsem bu anlamlı olurdu.