Özgürdüm, kendimi özgür hissediyordum. Her şeyi hür irademle, özgürce yaptım. Daha önce her şeyi istemeyerek yapıyordum, ama şimdi gönüllü olarak, karşı koymadan, üstelik de zevkle yapıyordum. Hayatın anlamını ya da bana anlam katan bazı şeyleri bulmuş değildim ama kararımın doğru olduğunu biliyordum
"Bütün ömrümüzü, hakkımızda en ufak bir şey bile bilmeyen ama hakkımızdaki her şeyi bildiklerini iddia eden insanlarla birlikte geçiriyoruz. En yakın akrabalarımız ve dostlarımız bile bir şey bilmiyor, çünkü kendimiz de çok az şey biliyoruz. Yaşamımız boyunca kendimizi keşfetmeye çalışıyoruz, sonunda zihin gücümüzün sınırına gelince de pes ediyoruz. Çabalarımız tam bir hayal kırıklığı ve mutlak bir ölümcül depresyonla son buluyor. Yetkili olmadığımızı düşündüğümüz için iddia etmeye cesaret edemediğimiz şeylerde, başkaları bizi eleştirmekten geri kalmıyor, bilerek ya da bilmeyerek içimizdeki her şeyi görmezden geliyorlar. Her daim başkalarının fırlatıp attıkları oluyoruz, her yeni günde de kendimizi tekrar bulmak, toparlamak ve birleştirmek zorundayız. Yaşlandıkça daha sert yargılarda bulunuyoruz ve karşılığında iki kat sertlikte yargılara da alışmalıyız."
Kendimizi başka insanlarda tanıyoruz, kim olursa olsun, üstelik bu insanların her birine, var olduğumuz sürece hükümlüyüz. Bütün hayatların, yaşayan herkesin bir toplamıyız, kendimizi aramaya devam ediyoruz ve ne kadar ısrarla çabalasak da bulamıyoruz.