"Başkalarına inansaydım şu anda var olmamam gerekirdi, fakat her yeni gün kanıtlıyor ki ben varım. Sanki kendi zihnimin içindeki bir kahinim. Ben giderek daha hızlı dönen ve içinde her şeyin durmadan çiğnenip öğütüldüğü bir var oluş makinesinin kurbanı mıyım? Bu soru yanıtlanmadan kalmalı. Karakterim tüm karakterlerin toplamı; arzularım tüm arzuların toplamı; umutlarım, korkularım ve hayal kırıklıklarım için de aynı şey geçerli. Kimi zaman açık sözlülük gerektiğinde ancak iki yüzlülük beni ve diğerlerini kurtarıyor. Ne zaman bir yerlere sığınmak istesek, kendimizi acizlik içinde buluyoruz. Kaçanın seçtiği yol, onun haletiruhiyesine uygun düşüyor. "
"Edebiyat hayatın anlamına dair matematiksel bir çözüm sunan, insanın bu çözümü kendi bütünlüğüne yedirip yürütebilmesi halinde varoluşunu da açıklamasını sağlayan, böylece zamanla yüksek matematiğin bir çeşidi haline gelen ve yalnızca tamamen ustalaşırsak adına okumak diyebileceğimiz, üstün bir matematik sanatıydı. "
"Doğduğumuz andan itibaren ölmeye başlıyoruz, oysa yalnızca sürecin sonuna geldiğimizde öldüğümüzü hissediyoruz ve bu son bazen inanılmaz uzun bir zaman alıyor. Ölüm dediğimiz şey, yaşam boyu devam eden bir sürecin son parçasından başka bir şey değil. Ancak sonunda kendimizi ölümden tutmak istiyor, faturayı ödemekten kaçınıyoruz. Önümüze hesap gelince de, intihar etmeyi düşünüyoruz ve bunu yaparak da hain ve alçak düşüncelere kaçıyoruz. Bütün her şeyin şanstan ibaret olduğunu unutuyor ve bu yüzden acı çekiyoruz. Sonunda bize kalan ise umutsuzluktan başka bir şey olmuyor. Son durak, tecili olmayan ölüm koğuşu. Diğer her şey bir aldatmaca. Dikkatlice düşünürsek, hayatımızın olaylardan oluşan, sayfaları çevrilmekten yırtılmış eski bir takvimden ibaret olduğunu görürürüz. "
"Günün birinde bütün insanların kuklaya dönüşeceklerini, çöpe atılacaklarını, gömüleceklerini ya da yakılacaklarını düşünüyordum; daha önceki hayatları nasıl olursa olsun ismine dünya dediğimiz bu kukla tiyatrosunda öleceklerdi."