Yillardir köpeklerden korkmadığımi sanırdım çevremdeki insanlar da öyle sandı. Meğerse köpeklerden korkuyormusum 35 yaşımda fark ettim. Kendimde tanımladığım ne varsa "bunu severim , bundan nefret ederim" gibi , kaynağı özüm değil yaşadığım hayatın sartlariymis. Korkmaz, küsmez, yorulmaz canım kolay kolay yanmaz sanırdım. Yanıyormuş.
Eski hesabımı çok özlüyorum. Çok garip ama böyle. Keşke silmeseydim diyorum bazen. Hayatımda birçok şeyin durmadan ama durmadan yandığı o ismi lazım değil yılla birlikte o da gitti. Konuştuğum kimse de yoktu öyle ama kendi kendime seslenişim vardı hep. Sen varsın diye sildim ama en çok. Madem gidiyordum tam olmalıydı. Beni görmeni istemedim. Seni görmek istemedim. Uzunca bir süre uzaktan baktım yalan yok. Göz alışkanlığı. Artık bakmıyorum. Şimdi yazarken fark ediyorum ciddi ciddi bakmıyorum. Ben artık geçmişe dair salt kendimi merak ediyorum. Kendimi araştırıp gerekirse yontuyorum.Aylin Balboa’nın Osman’ı ile bitirecek güçte değil yazdıklarım biliyorum. Ama hislerim öyle, artık hislerimin kale muhafızıyım Osman.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bazı şeyleri çok düşünüyorum, bazı şeyleri hiç. En çok düşünmem gerekenleri hiç düşünmüyorum genelde. Hata. Beni bu hale bu küçük görünen büyük hatalar getirdi belki de. Küçük kırgınlıklar, küçük hayal kırıklıkları, küçük umutlar. Küçükleri bile öyle küçültti ki beni, hiç bi şeyi büyütmez oldum. Sustum, geçiştirdim, görmezden geldim. En sonunda da görünmez oldum işte.
Ben seni, beni sevene bile anlattım… öyle bir konu işte.
"Benim sessizliğim güçsüzlüğümden değil, her şeyi gören bir güce olan inancımdandır. Sabrediyorum; çünkü niyetin güzelse, akıbetin de güzel olacağına inanıyorum." Öyle İşte..
Vefa Sultan dan alıntılar
Ben seni çok sevdim, öyle çok sevdim ki en sonunda ben bittim, sen oldum. Sonra sen de bittin, aşk oldum. Ben sende sevmeyi öğrendim. Bir kusurun vardı, yalnız bir kusurun... Kalp Allâh'ın mülküdür. Sana meyledip atınca senin mi sandın?
Alıntı