Çoğu uygarlık korkaklık üstüne kuruludur. Korkaklığı öğreterek insanları uygarlaştırmak öyle kolaydır ki. Cesarete yönelten standartların çıtası alçaltılır. İnsanların iradesi kısıtlanır. İnsanların arzuları kontrol altına alınır. Ufuklara çit çekilir. Her hareket için kanun koyulur. Kaosun varlığı inkâr edilir. Çocuklara yavaş nefes almaları bile öğretilir. İnsanlar ehlileştirilir.
Sayfa 441·Kitabı okuyor
Alıntı
Aslında iyi de kötü de insanın kalbindedir. İnsan yaşama nasıl bakarsa öyle görür. Neyi ararsa onu bulur. Herkes herkesin kötü olduğunu iddia ediyor. Hayır, bu yanlıştır. Herkes başkasındaki hatayı, eksikliği, kötüyü arıyor. Gerçek şu ki, herkes kendisindeki eksikliği görüyor karşısındakinde. Karşısındaki insanı kendi korkularının, eksikliklerinin, hatalarının ve sınırlamalarının gözünden görüyorlar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir şeyin öyle olduğuna duyulan sarsılmaz inanç, o şeyi öyle yapar mı?
Sana öyle bir saray yaptırmak isterim ki. Bir eşi henüz daha yapılmamıştır belki. Henüz keşfedilmemiş, meçhul kalmış bir ada Gibi sahilden uzak, dalgalar arasında Bir saray, hem vücudun gibi beyaz mermerden; Sema, deniz ve güneş girer pencerelerden. Ve pencere camları gözlerinin renginde, Mis kokusu duyulur bu sarayın içinde. Bu sarayın içinde her şey güzel, temizdir, Çünkü her şey aksimiz veyahut gölgemizdir. Burda yalnız biz varız, ne inler ne de cinler, Yanan alınlarımız yalnız burda serinler. Cenneti bulmuş gibi bu sarayın içinde Ellerin saçlarımda ve başım dizlerinde, Her şeyden, her insandan, bütün dünyadan ırak, Tá içimizden gelen bir ahenge uyarak, Ve bu ahenkle sarhoş, ister misin sevgilim, Hiç sonu gelmeyecek bir ömür geçirelim?
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Talat eşi Hayriye Hanim in Çanakkale Zaferi’nin haber ahndığı günlerde söylediği sözlerin şahitliğine başvurmak, belki de bazı İpuçları verebilir: En sevinçli günü, bâlâ gözlerimin önündedir. Çanakkale Zaferini haber aldığımız ân... Sevinçten kendinden geçer gibi olmuştu. Hiç unutmam, yatak odasında idile ،Hayriye... öyle plânlarımız var ki... Ah şu harbi kazandığımız gün, bilsen ne olacak... Cihangir büyük birlurk devleti kurulduğunu göreceğiz ve Türk milleti hak ettiği tam hürriyetine kavuşacak- inkılâplar yürüyecek. Tâ Cumhuriyete kadar..
Sayfa 117 - Kronik
Tarih
"Bana öyle geliyordu ki, hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum."
Sayfa 34
Alıntı