• Geliriniz belli bir seviyenin altına düşer düşmez insanların size vaaz verme ya da sizin adınıza dua etme hakkını bulmaları çok ilginç...
  • "Bazen en iyi diplomasi dürüstlüktür, öyle değil mi?"
  • 240 syf.
    ·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Birçok yerinde gülerek bazı yerlerinde gerilerek ve düşünerek okudum. Kara mizah diyebileceğimiz bir tattaydı. Karakterimiz Şadan Bey, dillere destan bir çapkındır. Ailesi klasik Türk yapısındaki erkek anası babası gibi; " evlenince uslanır" demişler ve garibim Sabiha Hanıma bırakmışlar uslandırma kısmını. El insaf ya hu! Sen onca sene düzeltememişsin oğlunu da el kızından ne istersin? Neyse efendim gelelim Sabiha Hanımın meziyetlerine. Kendileri oldukça varlıklı bir ailenin eli kalem tutan zeki, bilgili, kültürlü biricik kızıdır. Yani her bakımdan Şadan Bey’den kat kat üstündür. Ailesinin baskısıyla hızlı bir şekilde Şadan Bey, Sabiha Hanımla evlenip köşke iç güveysi gider. Anası babası hovarda oğullarını başlarından saldığından mütevellit rahat ederler. Ancak beyimiz kayın peder evinde de rahat durmaz. Okudukça yer yer kızıp, “hah işte erkek milleti değil mi, böyle donanımlı kadın seni aldı da kendini bir şey sanıp şımardın” diyerek teyakkuzda bekleyen feminist yanım hortladı.  Bazen de Sabiha Hanıma çatıp "zeka ve marifetler öyle kocanın gözüne gözüne sokulup, başıboş bırakılmaz" dedim.
    Latife bir yana eşler arası empati, ilgi, alaka, aynı dili konuşabilmenin zerafetini anlatan güzide bir kitaptı. İlk başlarda ön yargıyla, karakterlere kızarak okusanız bile, nüktedan ve düşündüren finaliyle daha bir kavrayacaksınız diye düşünüyorum.
  • O(Allah) ki, Arz'da ne varsa, tamamını sizin için yarattı. Sonra, Göğe yöneldi; 'yedi Gök'(Sema-evren) olarak onları düzenledi. Ve O, her şeyin Âlimidir.

    [BAKARA (2)/29]

    O(Allah), gökleri ve Arz'ı 'örneksiz yaratan'dır. O, bir işe karar verirse, ona sadece 'Ol' der, o da hemen oluverir.
    [BAKARA(2)/117]

    O(Allah) ki, gökleri ve Arz'ı hak olarak yarattı. O(Allah), o gün 'Ol' der, o da oluverir. O'nun sözü Hak'tır. Sur'a üfürüldüğü günde, mülk O'nundur. O(Allah), gaybın(gizli olanın) ve müşahede edilenin (gözlenenin) Âlimidir. O(Allah), hüküm-hikmet sahibi ve haberdar olandır.

    [EN'AM(6)/73]

    Muhakkak Allah, habbeyi(taneyi) ve çekirdeği patlatandır. O, diriyi ölüden, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah, böyledir. (Öyleyse) nasıl çevriliyorsunuz?

    (Allah), aydınlığı infilak ettirip(patlatıp)- çıkarandır. Ve geceyi, sakin(dinlenme) kıldı. Güneş ve Ay'ın (hareketleri) 'hesap' iledir. Bu, Aziz(üstün-şerefli) ve Âlim(bilen) Allah'ın takdiridir.

    [EN'AM(6)/95–96]

    O(Allah), gökleri ve Arz'ı 'örneksiz yaratan'dır. O'nun, nasıl oğlu olur? O'nun, bir eşi(arkadaşı) yoktur. O, her şeyi yarattı ve her şeyin Âlimidir.

    [EN'AM(6)/101]

    Muhakkak sizin Rabb'iniz, O Allah'tır ki, altı 'gün'de(devirde), gökleri ve Arz'ı yarattı. Sonra Arş'a istiva etti(yöneldi). Geceyi, kendisini sürekli takip eden gündüzle örttü. Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları, emrine boyun eğdirdi. 'Yaratma' da, 'emir' de, (Allah'ın) değil midir? Alemlerin Rabb'i olan Allah ne kutsaldır.

    [ARAF(7)/54]

    Göklerin, Arz'ın ve Allah'ın yarattığı 'her şeyin melekûtu'na(en temel yapıtaşı-özü-ruhu) bakmıyorlar mı(incelemiyorlar mı)? (En temel yapıtaşı-özü-ruhu olan 'melekût'a ulaştıklarında), onların ecellerinin yaklaştığı umulur. Ondan(melekûttan) sonra hangi söze inanacaklar?

    [ARAF(7)/185]

    Sana 'Saat'in (Kıyamet'in) ne zaman demir atacağını (geleceğini) soruyorlar. De ki: "Onun ilmi, ancak Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini Allah'tan başkası ifşa etmez. 'Gökler-Arz'(evrenler), ağırlaştı(kritik kütleye yaklaştı). Saat(Kıyamet), size ansızın gelir." Sanki sen, (Kıyamet'in vaktinden) haberdarmışsın gibi, sana soruyorlar. De ki: "Onun ilmi, ancak Allah'ın yanındadır, insanların çoğu bilmezler."

    [ARAF(7)/187]

    Muhakkak sizin Rabb'iniz olan Allah, gökleri ve Arz'ı 'altı gün'(altı devir)de yarattı. Sonra, Arş'a yöneldi. İşleri, O yönetir. O'nun izni olmadan şefaatçi yoktur. İşte Rabb'iniz olan Allah, böyledir. O'na köle olun! Düşünmüyor musunuz?

    [YUNUS(10)/3]

    O'nun Arş'ı su üzerinde iken, amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için 'Gökler'i ve 'Arz'ı 'altı gün'(altı devir)de yaratan O'dur.Şayet sen onlara: "Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz" dersen, elbette Hakk'ı örtenler: "Bu, apaçık bir büyüden başkası değildir" derler.

    [HUD(11)/ 7]

    O Allah ki, gökleri ve Arz'ı yarattı ve Gök'ten su indirdi, arkasından onunla, sizin için rızk olarak, ürünler çıkardı. Ve O, emriyle denizde yüzen gemileri, sizin yönetiminize verdi. Ve ırmakları da sizin kullanımınıza sundu.

    [İBRAHİM(14)/32]

    'Gökler-Arz'(evrenler), başka bir 'Göklere-Arz'a (Cennet ve Cehenneme), dönüştürüldüğü gün(kıyamet günü) onlar, Tek ve Kahhar olan Allah için ortaya çıkacaklardır.

    [İBRAHİM(14)/48]

    Biz, gökleri, Arz'ı ve her ikisinin arasındakileri ancak hak olarak yarattık. Muhakkak o 'Saat'(Kıyamet) gelmektedir. (Öyleyse onlardan) güzel bir ayrılışla ayrıl.

    [HİCR(15)/85]

    Gökleri ve Arz'ı hak olarak yarattı. O, şirk koştukları şeylerden Yüce'dir.

    [NAHL(16)/3]

    Bir şeyi yaratmak istediğimiz zaman, o şey için sözümüz; 'Ol' demekten ibarettir. O da hemen oluverir.

    [NAHL(16)/40]

    'Göklerin ve Arz'ın bilinmeyeni-gizlisi Allah'a aittir. 'Saat'in(kıyametin) emri, ancak göz açıp kapama gibidir veya daha kısadır. Muhakkak Allah, her şeyi takdir edendir.

    [NAHL(16)/77]

    Hakk'ı örtenler görmediler mi muhakkak Gökler ve Arz 'bitişik'(aynı) idi, o ikisini 'ayırdık'. Ve her canlı şeyi, sudan kıldık(yarattık), iman etmiyorlar mı?

    [ENBİYA(21)/30]

    Ve O(Allah) ki, geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yarattı. Her biri, bir yörüngede yüzerler.

    [ENBİYA(21)/33]

    O (Kıyamet) günü, Biz, 'Göğü'(Evren'i), kitabın sahifelerini dürüp-büker gibi bükeriz. (Büyük Patlama'yla) ilk önce yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (hiper karadelik tekilliğinde) iade ederiz. Bu, Bizim üzerimize bir vaattir. Elbette Biz, bunu yapacak olanlarız.

    [ENBİYA(21)/104]

    Onlar senden, azabın gelmesini acele istiyorlar. Elbette Allah, vaadine muhalefet etmez. Muhakkak, senin Rabb'inin katındaki 'bir gün', sizin saydığınız(yıllardan) 'bin yıl' gibidir.

    [HAC(22)/47]

    Allah, 'Göklerin-Arz'ın (evrenlerin) 'Nuru'dur. 'Allah'ın Nuru'nun misali, 'Oyuk' içinde bulunan bir 'Lamba' gibidir. Lamba, bir 'sırça' içerisindedir ve sırça, sanki 'incimsi bir yıldız'dır(nötron yıldızı). O(Lamba) ki, ne doğuda, ne de batıda bulunmayan 'mübarek bir zeytin ağacı'ndan yakılır. Neredeyse, ateş dokunmasa da onun 'yağı', 'ışık verir'. (Bu), 'Nur üzeri Nur'dur. Allah, kimi dilerse onu, Kendi Nuru'na doğrultur. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyin Âlimidir.

    [NUR(24)/35]

    O (Allah) ki, göklerin ve Arz'ın mülkü O'nundur. O, çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur. Her şeyi yaratmış, sonra da belli bir ölçüyle takdir etmiştir.

    [FURKAN(25)/2]

    O (Allah) ki, gökleri ve Arz'ı ve ikisinin arasındakileri, 'altı gün'(altı devir)de yarattı ve sonra da Arş'a istiva etti(yöneldi). O Rahman ki, O'nu, (bundan) haberi olana sor!

    [FURKAN(25)/59]

    O kimseler düşünmüyorlar mı; Allah, gökleri, Arz'ı ve bu ikisi arasında olanları,ancak hak ile yaratmıştır. Ve (yarattıklarına) belirlenmiş bir süre (kılmıştır). Muhakkak insanlardan çoğu, Rablerine kavuşmayı örtüyorlar.

    [RUM(30)/ 8]

    Allah, yaratmayı başlatır, sonra onu iade eder, sonra da siz, O'na döndürülürsünüz.

    [RUM(30)/11]

    O (Allah) ki yaratmayı başlatır, sonra onu iade eder. Bu O'na göre pek kolaydır. Göklerde ve Arz'da en 'yüce örnek' O'nundur. O, Aziz(üstün-şerefli) ve Hâkim'dir.

    [RUM(30)/ 27]

    (Allah), Gökleri(evrenleri) dayanak olmaksızın yarattı, siz onu görüyorsunuz. Sizi sarsmasın diye, Arz'a dağlar bıraktı ve orada her canlıdan yaydı. Biz Gök'ten su indirdik, böylece orada her kerim(güzel) çiftten bitki bitirdik.

    [LOKMAN(31)/10]

    O Allah ki, Gökleri, Arz'ı ve ikisinin arasındakileri, 'altı gün'(altı devir)de yarattıve sonra da Arş'a istiva etti(yöneldi). Sizin O'ndan başka bir veliniz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünüp-anlamıyor musunuz?

    Gök'ten, Arz'a doğru işleri O yönetir. Sonra (işler), sizin saymakta olduğunuz 'bin yıl' miktarı(karşılığı) olan 'bir gün'de O'na yükselir.

    [SECDE(32)/4-5]

    Hamd, 'gökleri ve Arz'ı yaratan; ikişer, üçer ve dörder kanatlı(boyutlu) melekleri elçiler kılan Allah'a aittir. O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi takdir edendir.

    [FATIR (35)/1]

    Güneş de, kendisi için (takdir edilmiş) olan, 'karar yeri'ne doğru akıp gitmektedir. Bu, Aziz ve Âlim olan Allah'ın takdiridir.

    [YASİN(36)/38]

    Her şeyin 'melekût'u(en temel yapıtaşı-özü-ruhu) elinde bulunan (Allah), ne Yüce'dir! Sizin dönüşünüz O'nadır.

    [YASİN (36)/83]

    Muhakkak Biz, 'Dünya Göğü'nü, yıldızlarla donattık.

    [SAFFAT (37)/6]

    (Allah), gökleri ve Arz'ı hak olarak yarattı. Geceyi, gündüzün üstüne; gündüzü de, gecenin üstüne sarıp-örtüyor. Güneş'e ve Ay'a boyun eğdirdi. Her biri (yörüngesinde), belirli bir süreye kadar hareket eder. Dikkat et! O (Allah), Aziz(üstün-şerefli) ve Gafur(bağışlayan)'dır.

    [ZÜMER(39)/5]

    Göklerin ve Arz'ın anahtarları(şifreleri), O'nundur. Allah'ın ayetlerini örtenler; işte onlar, hüsrana uğrayanlardır.

    [ZÜMER(39)/63]

    Onlar, Allah'ın Hak Kadrini takdir edemediler. Oysa Kıyamet Günü Arz, tamamen O'nun kabzasındadır(elindedir). Gökler(evrenler) de, O'nun sağ eliyle, 'dürülüp-bükülmüş'tür. (Allah), onların koştukları şirkten, münezzeh ve Yüce'dir.

    [ZÜMER(39)/67]

    Elbette göklerin ve Arz'ın yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu anlamazlar.

    [MÜ'MİN(40)/57]

    Allah, Arz'ısizin için bir karar yeri, Göğü bina yaptı. Size şekil verdi, şeklinizi de en güzel bir biçimde kıldı ve sizi güzel-temiz şeylerle rızıklandırdı. İşte Rabb'iniz olan Allah budur. Alemlerin Rabb'i olan Allah ne Mübarek'tir!

    [MÜ'MİN(40)/64]

    Sonra (Allah) oraya Göğe yöneldi, o duhan(gaz bulutu) halinde idi. Böylece (Gök) ve Arz'a dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" İkisi de: "İsteyerek(itaat ederek) geldik" dediler.

    Böylece onları, 'iki gün'(iki devir)de, 'yedi Gök'olarak tamamladı ve her bir Göğe emrini vahyetti. Biz, 'Dünya Göğü'nü de lambalarla(yıldızlarla) süsleyip-donattık ve muhafaza ettik. İşte bu, Aziz(üstün-şerefli) ve Âlim olan Allah'ın takdiridir.

    [FUSSİLET(41)/11-12]

    Göklerin ve Arz'ın anahtarları(şifreleri) O'nundur. O, dilediğine rızkı yayar ve dilediğine de daraltır. Muhakkak O, her şeyin Alimi'dir.

    [ŞURA(42)/12]

    Göklerin, Arz'ın yaratılması ve onlarda her canlıyı türetip-yayması, O'nun ayetlerindendir. Ve O, dileyeceği zaman onların hepsini toplamaya Kadir'dir.

    [ŞURA(42)/29]

    O(Allah) ki, her çifti yarattı. Sizin için gemilerden ve hayvanlardan biniyor olduğunuz şeyleri var etti.

    [ZUHRUF(43)/12]

    Göklerin, Arz'ın ve Arş'ın Rabb'i (olan Allah), onların nitelendirmelerinden uzak ve Yüce'dir.

    [ZUHRUF(43)/82]

    Biz, gökleri, Arz'ı ve ikisi arasında bulunanları, bir 'oyun ve eğlence' olsun diye yaratmadık.

    [DUHAN(44)/38]

    Allah, gökleri ve Arz'ı hak olarak yarattı. Öyle ki her nefis kazandıklarının karşılığını görsün. Onlara zulmedilmez de.

    [CASİYE(45)/22]

    Hamd, göklerin Rabb'i, Arz'ın Rabb'i ve Alemlerin Rabb'i olan Allah'a aittir.

    [CASİYE(45)/36]

    Biz gökleri, Arz'ı ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak olarak yarattık. Ve onlara, belirli bir ecel(süre) (kıldık). Hakk'ı örtenler, o korkutulup-uyarıldıkları şeyden yüz çevirenlerdir.

    [AHKAF(46)/3]

    Üzerlerindeki Göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve süsledik? Onda hiçbir 'çatlak-aykırılık' da yoktur.

    [KAF(50)/6]

    Andolsun Biz, gökleri, Arz'ı ve ikisi arasında bulunanları 'altı gün'(altı devir)de yarattık. Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.

    [KAF(50)/ 38]

    'Sarmal yollar ve yörüngeler' sahibi Göğe andolsun!

    [ZARİYAT(51)/7]

    Biz Göğü kudretle bina ettik ve muhakkak onu 'genişletmekteyiz'.

    [ZARİYAT(51)/47]

    Ve Biz, her şeyden 'iki eş'(çift) yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz.

    [ZARİYAT(51)/49]

    Ey cin ve insan toplulukları, eğer göklerin ve Arz'ın sınırlarından nüfuz etmeye(aşıp-geçmeye) güç yetirebilirseniz, yapın! Nüfuz edemezsiniz, ancak bir 'sultan'(üstün bir güç) müstesna.

    [RAHMAN(55)/33]

    O zaman ki Gök yarılır, 'yağ gibi kızarmış' olur.

    [RAHMAN(55)/37]

    O(Allah) ki, 'Gökleri-Arz'ı(evrenleri) 'altı gün'(altı devir)de yarattı ve sonra Arş'a istiva etti(yöneldi). (Allah), Arz'a gireni, ondan çıkanı; Gök'ten ineni ve ona yükseleni bilir. Her nerede iseniz, Allah sizinle beraberdir. Allah, yaptıklarınızı görendir.

    [HADİD(57)/4]

    Gökleri ve Arz'ı hak olarak yarattı. Size en güzel biçimde şekil verdi. Dönüş O'nadır.

    [TEĞABÜN(64)/3]

    O Allah ki, 'yedi göğü' ve 'Arz'dan da, onların mislini yarattı. Emir(hüküm), bunların arasında çokça iner. Bilmelisiniz ki, muhakkak Allah, her şeye Kadir'dir. Ve yine bilmelisiniz ki, muhakkak Allah, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.

    [TALAK(65)/12]

    O (Allah) ki, Göğü 'yedi tabaka' yarattı. Rahman'ın yaratmasında, bir 'kontrolsüzlük-düzensizlik' göremezsin. İşte gözünü çevirip-bak! Yaratılışında aykırılıklar görüyor musun?

    [MÜLK(67)/ 3]

    Muhakkak Biz, 'Dünya Göğü'nü lambalarla (yıldızlarla) süsleyip-donattık. Bunları 'şeytanlar' için bir taşlama kıldık. Onlar için çılgın ateş azabı hazırladık.

    [MÜLK(67)/5]

    Gök yarılıp-açılmıştır. Artık o gün o 'gevşeyip-zayıflamıştır'.

    [HAKKA(69)/16]

    Melekler ve Ruh(Cebrail), O'na(Allah'a), miktarı 'elli bin yıl' olan 'bir gün'de yükselir.

    [MEARİC(70)/4]

    O gün Gök, 'kızgın zeytinyağı' gibi.

    Dağlar da, 'atılmış yün' gibi olur.

    [MEARİC(70)/ 8–9]

    Allah'ın, Göğü 'yedi tabaka' halinde nasıl yarattığını görmüyor musunuz?

    [NUH(71)/15]

    Yıldızlar 'söndürüldüğü' zaman!

    Gök "çatlayıp- yarıldığı' zaman!

    Dağlar 'kökünden sökülüp-patlatıldığı' zaman!

    [MÜRSELAT(77)/8-10]

    Sizi 'çift' yarattık.

    [NEBE(78)/8]

    Sizin üstünüzde '7 şiddetli(sağlam) Gök' bina ettik.

    Parlayan-aydınlatan bir kandil(Güneş) kıldık.

    [NEBE(78)/12-13]

    (O sırada) 'Gök açılmış ve kapı kapı olmuştur'.

    [NEBE(78)/19]

    Yaratılış bakımından 'siz' mi daha şiddetlisiniz, yoksa bina ettiği 'Gök' mü?

    Onu yükseltti ve düzenledi.

    [NAZİ'AT(79)/27-28]

    Denizler 'tutuşturulduğu' zaman!

    Nefisler 'birleştiği'(eşleştiği) zaman!

    [TEKVİR(81)/6-7]

    Gök 'soyulup-söküldüğü' zaman!

    [TEKVİR(81)/11]

    Hayır! Yemin ederim 'Hunnas'a (Karadeliğe)!

    'Künnas'ın civarı'na (kozmik süpürgeye-olay ufkuna)!

    [TEKVİR(81)/15-16]

    Gök 'çatlayıp-yarıldığı' zaman!

    Yıldızlar 'dağılıp-saçıldığı' zaman!

    Denizler 'fışkırtıldığı' zaman!

    [İNFİTAR(82)/1–3]

    Göğe ve 'Tarık'a (burgulu yola) andolsun!

    Nedir 'Tarık' bilir misin?

    'Delik yıldız'dır(karadelik)!

    [TARIK(86)/1–3]

    'Dönüşümlü' olan Göğe andolsun!

    [TARIK(86)/11]

    'Çift'e(yarattıklarına) ve 'Tek'e(Allah'a) andolsun!

    [FECR(89)/ 3]

    De ki: "İnfilak'ın(patlamanın) Rabb'ine sığınırım!"

    "(Bu patlamayla ortaya çıkan) yarattıklarının, şerrinden!"

    "Ve çöktüğü zaman, karanlığın şerrinden!"

    [FELAK(113)/1-3]
  • Ben kandan elbiseler giydim, bundan senin haberin var mı..?

    İçimde ölen öldü, kalan kaldı, ben aynı.

    Sezai Karakoç 🍂🌼🍂

    https://youtu.be/LV5lAVwDi0I

    *Mona Roza, gönlü büyük şair Sezai Karakoç'un hazin yitik bir aşk şiiri, yazıldıktan 30 yıl sonra Muazzez Akkaya (Mona Roza)'ya yazıldığı keşfediliyor.

    Paylaşımın başlığı Mona Roza'ya şairin yazdığı son mektubun son cümlesi. İşte bu yüzden şair diyor ya ; "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem." Çok doğru, bilinmesi ve anlaşılması öyle herkesin harcı değil.
  • Komşum çok kötü birisi, beynamazın teki. Ben sabah
    namazına kadar dua ediyorum o ise uyuyor. Ne namaz var,
    ne niyaz! Bundan dolayı onunla komşuluk münasebetlerimi
    kessem komşu hakkından ahirette hesaba çekilir miyim?"
    Şikâyet ettiğin komşunu sabaha dek süren duana hiç
    kattın mı?"
    "Hayır. Zıbarıp uyuyana kadar kalksın o da duasını etsin,
    namazını kılsın."
    "Uyanık kalıp komşunun namaz kılıp kılmadığını düşünene kadar sen de onun gibi uyusaydın bundan daha iyiydi.
    Neden namazında onun da namaz ehli olması için gözyaşı
    dökerek dua etmezsin!
    Dünyada olduğu gibi onunla cennette de komşu olmak istiyorsan namazlarını tüccar gibi hesap içinde hesapla değil,
    Hz. Muhammed Efendimizin namazından bir namaz olarak kıl. O namaz ki kılarken gözün görüneni aradıkça, görünmeyenlerin kalbine aktığı bir namazdır. Teyzeciğim sana duam namazın öyle bir namaz olsun ve seni sırattan cennete taşısın ama komşunla birlikte."
  • 352 syf.
    Bir-çok kadını idare eden Hayri ''nin ölümü nasıl da beni aglatabilirdi aklım almadı ama işte hayat tam da buydu.
    Kalbimize sığınan aklımıza, aklımıza sığan kalbimize uymuyordu. Lakin hayat sen planlar yaparken, kendi bildiğini okuyordu. Bunu yaparken ama dönemeçlerde 'al bakalım kalemi eline, seçeceğin yolu yaz şimdi kaderine 'demeyi de ihmal etmiyordu.
    Kitapta tam da bunu izliyorsunuz. Izlemek diyorum cunki film tadında bir kitaptı.
    Sonra , sevginin ve şefkatin herseyin en iyi ilaci olduğuna ...
    Ve affetmenin müthiş bir hafiflik olduguna sahit oluyorsunuz...
    Eğer ki bir de , hayatınızda affedemeyeceğim kişileri anlayip affettiyseniz şayet Hayri gibi adamları da anlıyorsunuz ve ölümüne ağliyorsunuz.
    "Bazen bilerek yada bilmeyerek bizden saymadigimiz insanları aşağılıyor ve dışlıyor muyuz acaba ? Yada onlar mi öyle yapalım dite bize çanak tutuyorlar ? Öyle yada böyle yine de onlara hakettikleri değeri vermek , onları anlamak , onlara saygı göstermek öncelikle biz eğitim alma şansını elde etmiş kesime düşüyor "
    Diyor yazar kitabın bir bölümünde ..
    Ne kadar da haklı!
    Yargılamak çok kolay birbirimizi. Benim son zamanlarda karşıma çokça şu tabir çıkıyor : yaratılmışa Yaradan dan ötürü koşulsuz sevgi - saygı.
    Sanırım artık dünyanın bencillikte zirve yaptığı bu zamanda en çok ihtiyacımız olan bu!

    Insana insanı anlamayı öğreten kitabı sevdim evet. Belki yazar tekrara gidiyor bazı yerlerde ama onu da anlıyorum: ) Hergün çeşit çeşit insanı ve derdini dinlemek hiç kolay değil ve yorucu..
    Iyi okumalar diliyorum.