Fakat bu bağımlılığa sahip olacak irade bende yok, bunun farkındaydım. Acı bir his uyandı içimde. Ama öyle acı ki, ekşi, şekilsiz ve bomboş bir acı. Bu dünyada ya da gerçek dünyada olsun, hangi unvana, hangi kimliğe, hangi statüye sahip olursan ol, değersiz hissetmekten kaçamazsın. Kaldı ki tüm hayatım değersiz hissetmem için birbirine geçmiş halkalar halinde beni zincirlemişti. Kaçışı düşünmemek elde değildi tabii. Fakat kaçmak için önünde uzanan bir yol olması gerekirdi insanın. Benim yolumda kocaman bir taş vardı. Ve bu taşı kaldıracak gücüm yoktu…
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendimin bir öteki olduğunu, yazgımın bu ötekiliği kader defterime kazıya kazıya yazdığını ve hangi silgiyle silsem altından koskocaman bir "YALNIZ" yazısının çıkacağını artık öğrenmiştim. Gök karanlık ışıltısını üzerime dökerken hafif adımlarla yürüdüm oradan.
"Aşk tüm vücudumuzu ele geçirir." dedi.
"Sonra da onu istediği gibi kullanır." Dedim.
"Aşk gözlerimizi ışıksız mekânlarda bile parlatır." Dedi.
"Sonra da tüm sırlarımızı ele verdirir." Dedim.
"Aşk duygusal yaraların, fiziksel yaralardan üstünlüğünü kanıtlar."
"Sonra da fiziksel yaralardan daha da acıtır."