Bir şeylerden kaçar gibisin. Soluk soluğa ama hiçbir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. Gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin. Sadece biraz olsun herkesin ve her şeyin susmasını istemişsin. Kendini duyabilmek için.
İyiliğin anlamını yitirdiği bir çağda iyi kalabilmek, ahlaki bir görev değil, varoluşsal bir karardır. Çünkü insanı insan yapan, kötülüğün yokluğu değil; kötülük mümkünken insan kalabilmeyi seçmesidir.