"Efsanelere göre demirciliği sonradan öğrenen Moğollardan pek çoğu 13. yüzyıla kadar bile maden işlemenin yabancısı idiler (1226'larda Çinli Men Hung'un raporu) ve ok uçlarını hâlâ kemikten yapıyorlardı."
"Orta Avrupa'yı terk eden Hun kütleleri Karadeniz kıyılarında buluştukları başka Türk zümreleri ile karışmışlardı. Bu karışmadan doğan yeni topluluk Türkçe "Bulgar" diye anılmağa başladı."
"Bunlar olmamalı. Biz ömrünü sulu ve otlu bozkırlarda geçiren bir milletiz. Bu hayat bizi daima bir harp egzersizi içinde tutmaktadır. Göktürklerin sayısı Çinlilerin yüzde biri bile değildir. Başarılarımız yaşayış tarzımızdan ileri gelir. Kuvvetli zamanlarımızda ordular sevk eder, akınlar yaparız. Zayıf isek, bozkırlara çekilir mücadele ederiz. Eğer kale ve surlar içine kapanırsak tang orduları bizi kuşatır ülkemizi kolayca istila eder..."
"Size bağlı kalacak, haraç verecek, kıymetli atlar hediye edeceğim. Fakat dilimizi değiştiremem, dalgalanan saçlarımızı sizinkine benzetemem, halkıma Çinli elbisesi giydiremem, Çin adetlerini alamam. İmkan yoktur, çünkü bu bakımlardan milletim fevkalade hassastır, adeta çarpan tek bir kalp gibidir."